Varoluş Dergisi

Reiki ile Seyir ve Zorlandığımız Anlar

“Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozu almaktır.”
Mevlana

Bir şifa enerjisine doğru bir biçimde inisiye olduğumuzda bu, enerji alanımızda, yaşamımızda, varlığımızın bütününde daha önce hiç deneyimlemediğimiz yepyeni bir başlangıç ve dönüşümler silsilesi demektir. Frekansımız, bilincimiz genişler, temizlenir, dengelenir ve bunun nihayetinde bir çok alan yeniden yapılanmaya başlar. Bu süreçte karşılaştığımız pek çok olgu var, bunları hem kendimizde hem de varsa birlikte çalıştığımız insanlarla birebir deneyimliyor, gözlemliyoruz.

Reiki’nin bize açtığı yolda ilerlerken karşılaştığımız kafa karışıklıkları, soru işaretleri, açmazlar, şifayı bloke eden unsurlar, bizi zorlayan ve en çok tökezlediğimiz hususların gerçekten aydınlatılmaya ihtiyacı oluyor. Çünkü bu hususlar seyrin en can alıcı, ayırtedici ve belirleyici kısımları… Bu noktalar bir ummana açılıyor, fakat elimden geldiğince, kendimce aktarmaya çalışacağım umarım daha net, aydınlık, sürekli ve ferah bir seyir için hepimize faydası olur.

Bilinçaltı Sabotajları

İnisiye öncesi, süreci ya da sonrasında herhangi bir bilinçaltı çalışması ya da terapisi yapmamış, birlikte yürüdüğümüz şeylerin işleyişine yabancı ve bu konuda bilgi/deneyim eksikliği içinde isek bilinçaltı ve zihinden kaynaklanan sabotajlar yaşayabiliyoruz.

İnisiye olduğumuz enerjinin seviyesi bizde bir takım çözülmeleri içten ve kendiliğinden başlatır ve bu yaşamımızda güzel olarak atfettiğimiz bir takım açılımlara sebebiyet verirken kötü olarak atfettiğimiz bir takım açılımlara da sebebiyet verecektir. Bu kötü atfettiğimiz kısmın hakikatini görebilmemiz çok muhim! Süreçte, geçmişten gelen, tekrarlayan olumsuz bilinçaltı çekirdek kalıplar, korkular, negatif inanç, fikir ve düşünceler ve bunların işaret ettiği, vücutlandığı bir takım fiziksel/zihinsel zorlayıcı durumlar, süreçler, motifler ve insanların karşımıza daha da şiddetlenerek dikilmesi çok olası, doğal ve beklenir bir durumdur.

Çoğu insan bu durumu ne yazık ki şu şekilde değerlendiriyor: ‘Reiki aldım hayatımda muhteşem şeyler olması gerekirdi ama daha da kötüye gidiyor’ ya da ‘bir şeyler değişti ama dönüşmedi, bozuk plak gibi içinden çıkamıyorum bir eksik var sanki’ işte bu minvaldeki bu bakış açılarıyla ne yazık ki pek çoğumuz kendi kendine çelme takıyor, şifaya teğet geçiyor, ilerliyor gibi görünüyor ama bir ileri iki geri hallerden ibaret kalabiliyor ve sonuçta başka yollar aramaya girişebiliyor ve Reikiyi yaşamından tamamen çıkartabiliyor. Gördüğünüz gibi bu husus neden bazıları Reikiyle ilerlerken diğerleri ilerlemez sorusunun da bir cevabı!

Öncelikle şunu belirtmek istiyorum; hayır kötüye giden hiç bir şey yok, aksine sistemin sizde çalışır olduğuna dair işaretler bunlar. Şifalandırmanız, sorgulamanız, çalışmanız gereken alanlar bir bir önünüze geliyor bundan daha büyük bir nimet olabilir mi? Bu durumda özellikle başlangıç aşamalarındaysanız mutlaka bilinçaltı terapileri ile yardım almanızı öneririm ve hatta bunu Reiki’ye başlamadan yaparsanız ışığınız bu tip zorlayıcılarla çabucak kirlenmez. Bu husus süreklilik ve çok daha rahat, keyifli bir yolculuk için önemlidir.

Fakat bilinçaltı terapisi almış olun ya da olmayın, muhakkak bu kötü atfettiğiniz ve sizi zorlayacak olanların doğasını hangi aşamada olursanız olun illa ki deneyimleyip, bilmeniz gerekecektir, lakin bilinç zorlanmadan açılmaz, hiçbir yaşam sadece güneşle yeşermez, lütfen bunları farkındalıkla tartın ve emin olun; kimseye kaldıramayacağı bir yük verilmez, emin olun; Reiki’nin farkındalığınızı arttırması ve sizde belli bir takım melekeleri geliştirmesi neticesinde hakim duruma gelirsiniz.

Bu yolda hangi seviyede, ne olursa olsun;

*Sandığınızın ötesine bakmayı rutin hale getirin,

*günlük Reiki çalışmalarınızı bahanelemeyecek, ertelemeyecek, aksatmayacak, bırakmayacak zihin disiplinini -zihne rağmen- geliştirin,

*kendi çalışmalarınızı aksatmadan başkalarıyla çalışmanızın size ve bütüne inanılmaz faydaları vardır, kalbinizi her fırsatta açıp vermeye çalışın, bunun bir çok yolu olduğunu unutmayın,

*beden/zihne kaptırmadan merkezlenebilmeyi, izleyebilmeyi, özellikle sürekli meditasyon çalışmalarını öğrenin ve devamlı hale getirin,

*negatif atfettiğinizle ne anlatılmak isteniyor, neyi görmeniz, öğrenmeniz, dönüştürmeniz gerekiyor bunları sorun ve cevapları için dışa değil, içe bakmayı alışkanlık haline getirin,

*zihni hemdem tutacak motivasyonları, yaptığınız çalışmalarınızın her yönünden keyif alırken ciddiye alabilmeyi, bunları yaşamınızın tamamına yayabilmeyi, deneyim haricinde bilgi-ilim kısmını ihmal etmeyin, hafife almayın. Çalıştığınız konular hakkında en azından doğru ve temel bilgi sahibi olun, neyi, neden, nasıl yapıyor olduğunuzu gerçekten tam anlamıyla oturtun. Zira bilgiyi içselleştirecek deneyim ve deneyimi idrak edecek bilgiden yoksunsak tek kanatlı kuş misali kalıyoruz.

Fakat en önemlisi; her fırtınada geminizi terketmeye meyletmeyin, vazgeçmeyin! Fırtınalar

iyi kaptanlar yaratmak içindir, şüphesiz güvenin, fırtınalar en hikmetli hocalardandır ve sizi özgürleştirmek için gelirler, buna talip olun, fırtına aramayın ama fırtınalarınızı kucaklamaya da hazır olun ki size açılsınlar, sizde açması gerekenleri açabilsinler.

Aşk’la kalın.

Ahu Birlik Alp

1981 baharında Ankara’da doğdum. Çocukluğum ve gençliğim seyahat ve enstantanelerle geçti. İstanbul Bilgi Üniversitesi Film&Tv lisans ve Kültürel İncelemeler yüksek lisans programlarını tamamladıktan sonra hizmet, üretim, reklamcılık gibi sektörlerde farklı görevlerde yer aldım. 2012 yılında içsel yolculuğu beni Reiki Bilinçaltı Terapiler ve Can Hocam İsmail Bülbül’e taşıdı. 2014 yılından beri Turgutreis’te yaşıyor, Bodrum Şifa Sanatları Atölyesi’nde yolculuğuma, yolculuğumuza sevgiyle, şükranla devam ediyorum.

Usui Reiki Master Teacher

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…