Varoluş Dergisi

ASTROLOJİK & SPİRİTÜEL AÇIDAN DÜNYAYI SARSAN KORONAVİRÜS VE SATÜRN GEÇİŞİNİN ETKİLERİ

Gökyüzü 2017 yılının sonlarına doğru karmayı sembolize eden sert gezegenlerin ve yine geçmiş karmaları sembolize eden güney ay düğümünün karma burcu olan Oğlak burcuna geçmesiyle büyük kitleleri etkileyecek kadersel süreci başlatmıştı. Bu kümelenme bizi devamındaki yıllar içinde (2018-2019-2020) bireysel hayatlarımızda zamana yayarak dönüştürdü. Çok fazla kişinin alabora olduğuna şahit oldum açıkçası. Bu insanların; garanticilik, konuların daha çok maddi kısmıyla ilgilenen, başkalarını yönetmeye endeksli, ‘amaca giden her yol mübahtır’ı uygulamak gibi ortak özelliklerde birleşiyor olduğunu gözlemledim. İnsanın özüne en yakın versiyonu, doğru bildiğimiz veya kopamadığımız, kendimize ve etrafa zarar verdiğimiz davranış kalıplarını ve insan doğasının özüne yabancı olan her çöpü sıfırlamamızın mesajında olan Satürn, Plüton, güney ay düğümü Oğlak konumu bunu gerçekleştirmek için göreve geçmişti. Aralık 2019’da Jüpiter’de, Oğlak burcuna geçerek bu temaları daha görünür hale getirdi. Satürn, Plüton gibi negatif tarafı zarar verici olan gezegenlerin kavuşumları tetiklendiğinde depremler; anaretik derecelere geçtiğinde de dünyaya yayılan bir virüs ortaya çıktı. İçinde olduğumuz bu sürece çok yabancı olmakla birlikte, insanoğlunun unuttuğu çocuk benlik tetiklenmeye başladı bir yandan. Çünkü acı özündeki masumiyete ve bilgeliğe ulaştıran büyük bir değer.. ‘Özünden uzaklaştın, seni sıfırlamam gerekiyor.” der gibi bir devrimdi bu. Dişil enerjilerimiz hastaydı ve sistem hareketlerimizi yani eril tarafımızı kısıtladı bizi durdurarak. Dişil bizim duygusal tarafımız, var olma enerjimizdir. Bunun için hareket alanımızın durması gerekliydi ve sistemsel olarak tek bir olayla evlerimize kapandık. Maddesel alanda korkutucu duran, aslında muhteşem olan evren-insan iletişimine girildi. Evrenin iletişimi ve her zamanki eş zamanlılığı başroldeydi. Bu süreçten kısa süre sonra Satürn Kova’ya geçti. Bu neyi gösteriyordu? Satürn Kova’nın doğasında tüm canlı cansız varlıkları benimsemeyi, bütünselleştirmeyi, birlik bilinciyle hareket etmemizi ister. Bütün olma prensibinin içselleştirilmesini, bencillikten uzaklaşıp kollektif birlik, beraberlik, duyarlılık, yardımlaşma temalarının benliklerde tezahür etmesini ister. Satürn’ün Kova’ya geçişi, yaşanmakta olan hikayelerimizi destekleyen evrenin eş zamanlılığını yansıtıyordu.

Satürn Kova geçişi insanlığa ne yaşatacak?

Satürn’ün başka burcun enerjisine geçtiğindeki başlangıç evresi her zaman sıkıntılıdır. Öncesinde öğretici tarafıyla var olacak ki öğretsin, büyütsün ve sonra ödüllendirsin.

  • Bu süreçte özgürlük temaları, insanların baş kaldırıları, şartlara, kurallara, gelenekselliğe karşı koymak ve kendi orjinalliğini kabul ettirmek olacaktır.
  • Bilim ve teknolojiyi, dijital sahayı sembolize ettiği için yeni bilimsel keşifler yapılacak.
  • Temmuz’a kadar bizler bireysel hayatlarımızda köklü değişimlerimizin ilk temellerini atacağız. 2020’nin sonundan 2023 yılının bitimine kadar olan zamanda değişimler hayatımızda kök salmış olacak.
  • Ekonomik olarak bir kıtlığın ekonomik sistem değişene kadar 2020 yılı boyunca devam edeceği bir gerçek. Bu yüzden mevcut durumu korumalı, tutumlu olmalıyız. Fakat hayatta kazançlar ve kayıplar döngüseldir, sürekli var olmazlar. Bu yüzden bunu farkındalık ile bir geçiş evresi olarak değerlendirmeliyiz.
  • Virüs salgını etkisini azaltıp insanlığa bilgelik katarak bizi terk edecek.
  • Bu süreçteki değişimin efektif ve geliştirici, ülkemizi de kollektif birlik ve beraberlikle yükseltmesi umudundan yana olarak, yaptıklarımız ve yapmadıklarımız, kendimizi değerlendirmek, duyarlılık seviyemiz, dayanma gücümüz önem taşıyor. Bilgelik acıdan doğar. Bunu dönüşümümüz için kullanmalıyız. Tüm zorlu zamanlar iyi bir şeye hizmet eder ve her bekleyiş yeni bir hazırlık sürecidir.

Gökyüzünde Plüton gibi negatif tarafı güçlü bir gezegenin karanlık yönünü aralarsanız hayatınıza karanlık yönüyle sızar. İnsanlık sert sınavlardan geçiren Satürn’ün doğasındayken sorumluluktan kaçıyorsa daha büyük sorumluluklar yükleyerek en negatif tarafını gösterir insana. Fakat dönüştürülmesi gereken bir şeyi olumlu güçle ele alırsanız sizi yeni bir plana ödüllerle taşır. Zorluk küllerinden doğmaya servis edilirken, bu süreçte demir parçalarına dönüşenler olacağı gibi ateş parçalarına bürünenler de olacak. Bu salgının global olarak ve ülkemizde yarattıklarına bakarsak, doğanın arınmasıyla bir düzenin değişmekte olduğunu görebiliyoruz. Doğanın nefes almaya ihtiyacı vardı ki; egzoz dumanı yok, sokaklarda çöp yok, çünkü insan yok. Sokak hayvanları zulümsüz bir özgürlük yaşıyor, insansız. Balıklar özgür, av yok. İnsanlığın zararı dokunduğu her şeyi evrensel yasa bir virüsle uzaklaştırdı.. Çok sevdiğim bir söz var. ‘Hayat tatlı olduğunda teşekkür et ve kutla. Acı olduğunda teşekkür et ve büyü.’ Hepimizin seyirci kaldığı, astrolojik göstergelere göre kadersel, karmik olan, başka plana, başka zamana uzanan, içinde olduğumuz bir anlaşmayı bugün hepimiz ödüyor ve temizleniyoruz. Bu sisteme, yaratıcıya büyük teşekkürler, şükürler etmeliyiz..

Sevgi ve farkındalıkla..

Özlem Aydın

Özlem Aydın

1983 İstanbul doğumlu olan Özlem Aydın, ortaokul ve lise eğitimini Gürsoy Koleji'nde okuduktan sonra Beykent Üniversitesi İletişim bölümünden mezun olmuştur.Bir süre Tv8 kanalında haber merkezinde çalıştıktan sonra, Trt müzik kanalında müzik belgeseli programı sunarak ekran önüne geçer. Daha sonra Plato Film okulunda eğitim alır ve oyuncu olur. Sunucu, oyuncu ve aynı zamanda Reiki Master olan Özlem Aydın, Dinçer Güner-Temel ve Master Seviye Astroloji mezunudur.

Yorum yap

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler