Varoluş Dergisi

ANDA KALMAK VE ECKHART TOLLE

Sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şey anda kalıp negatif düşünce akımını kesmenizdir.

Merhaba Varoluş Dergisi okurları. Bu dergideki ilk yazım. Bundan dolayı çok elzem olduğunu düşündüğüm anda kalma olgusu ile nasıl tanıştığımı anlatmak istiyorum. Bir gün işle ilgili kritik bir konuda karar vermem gerekiyordu. Seçenekleri düşünmeye başladım. Ama aklıma bir türlü işin çözümü için uygun bir şey gelmiyordu. Kendimi zorlamama rağmen hiçbir seçeneğin sonu iyi bitmiyordu. Ara verip başka şeyler düşünmeye çalıştım. Hayatla ilgili güzel şeyler düşünmeyi telkin ettim kendime. Açıkçası o an bende ters giden bir şeyler olduğunu düşündüm. YouTube’a negatif düşünceler ve bunun benzeri şeyler yazdığımı hatırlıyorum. Sonrasında Eckhart Tolle’nin negatif düşünce bağımlılığını bırakma videosunu tıkladım, yazarın başka söylevlerini de izledim ve Şimdi’nin Gücü, Var Olmanın Gücü kitaplarını okudum. Bunların hepsi Reiki öğretmenim İsmail Bülbül ile tanışmadan 6 ay önce olmuştu. Kendisi ile tanışmadan önce bekleme odasındaki sehpanın üzerinde Eckhart Tolle’nin kitabını görünce sevindiğimi hatırlıyorum.

Yazar Eckhart Tolle’nin anda kalma ihtiyacı nasıl oluşmuştu inceleyelim.

Bir gün Eckhart 29 yaşında iken bir gece uyanır. Kendini oldukça kötü hissetmektedir ve artık kendime dayanamıyorum der. Sonra kim kime dayanamıyor acaba diye düşünmeye başlar ve içinde bir şeyler değişmeye başladığını hisseder. Sabahın nasıl olduğunu hatırlamayan yazar ilk defa kuş seslerini duyarak uyanır. Daha önce farkına varmadığı bir çok şey fark eder ve görür. Zihnindeki ağırlıktan kurtulmuştur. Eckhart Tolle artık andadır. 5 ay boyunca bu şekilde derin bir huzur halinde yaşar. Sonrasında kendine ne olduğunu araştırmaya başlar ve Şimdi’nin Gücü kitabını yayınlar. Düşünceyi durduramamanın ne denli büyük bir dert olduğunu özellikle tekrarlanıp duran düşünce kalıplarının insanı psikolojik olarak ne denli kötü etkilediğini anlatır. Istırabın ve kederin zamana ihtiyaç duyduğunu fakat şimdiki zamanda varlığını sürdüremeyeceğini açıklar. İnsan egosu hakkında bir çok konuşma yapar. Dışsal amaçların getirilerinin kalıcı bir tatmin duygusu yaratmadığını, en büyük zenginliğin iç huzuru olduğunu belirtir. Ayrıca yazar bedende olmanın yani anda kalmanın enerji alanı titreşim frekansını yükselterek bedeni iyileştirdiğini ve hastalıklardan koruduğunu belirtir. Bu sayede daha hızlı bir iyileşmenin mümkün olduğunu ve bir çok hastalıktan doğal olarak korunduğumuzu Şimdi’ nin Gücü kitabında yazmıştır. (*1)

Ayrıca Eckhart Tolle’nin YouTube kanalında her hafta 1 veya 2 söylevi yayınlanmaktadır. Ona en çok sorulan soru tabii ki; “Anda nasıl kalınır?” Zihnimizle tamamen özdeşleştiğimizde dünyadan bir haber şekilde, zihnimizin filtrelerinin arkasından bakarak, dünyayı olduğu gibi değil bulanık bir şekilde görürüz ancak anda olan bir insan daha büyük bir farkındalıkla küçük bir çocuğun yapabildiği gibi her şeyi gözlemleyerek yaşamaktadır der. Yazar birçok söylevinde anda kalma becerisini arttırmak için doğa yürüyüşleri yapılmasını tavsiye eder. Ağaçların isimlerini bilmenin geleneksel bir bilme şekli olduğunu ama başka bir bilme şeklinin ormanın varoluşunu algılamak olduğunu ifade eder. Bu şekilde bir algının geleneksel kendimizden uzaklaşarak ve zihnimizi berraklaştırarak olacağını belirtir. Bu duruma “re-treat” geri çekilme demektedir.  Anda kalmayı ise “alert presence” uyanık mevcudiyet durumu olarak niteler. İnsanın bu şekilde mevcudiyette bulunması, evrenin kendine şahit olan bir tezahürü olmasıdır der. Bütün insanların en az bir tane problemli durumu olduğunu, bunların evdeki durum, maddi durum, iş durumu veya sağlık durumu olabileceğini belirtir. Bunları çözmek için çaba sarf etmemiz gereken zamanların dışında neden düşünceyi durdurmamız gerektiğini anlatır. (*2)

Yine başka bir söylevinde kanser hastası bir takipçisi bu durumla nasıl başa çıkması gerektiğini sorar. Eckhart Tolle gerçeklikten kesinlikle kopmayın der. Ama en büyük acı insanın zihninde kendi kendine yaptığı kuruntulardan, yani kötü düşünce durumundan kaynaklandığını ve hastalığın seyrini ağırlaştırdığını ekler. Bu psikolojik ezintiden kurtulmanın yolunun hastalığı sizi şimdiki zamana itmesine izin vermenizdir. Sağlığınız için yapabileceğiniz en iyi şey anda kalıp negatif düşünce akımını kesmenizdir. Andaki canlılık o kadar güzeldir ki bazıları bunu yakalayabilmek için tehlikeli sporlara yönelir. Odaklanmayı bıraktığında ya da başka şeyler düşündüğünde hayatımızı kaybedebileceğimiz aktivitelere. Ama bu canlılığı anda kalarak hastalığımız ne olursa olsun, kaloriferin yanında oturarak da bulabileceğimizi söyler. (*3)

Annesi ile 46 yıl yaşamış bir takipçisi annesi ile bütün bağını koparır ve Eckart Tolle’ye mektup yazar. Annesinin onu eleştirmesinden bıkmış ve daha fazla katlanamamıştır. Ayrıldıktan 3 yıl sonra bile nefret, yorgunluk ve acı hissetmektedir. Eckhart şöyle cevap verir. Anneniz sürekli aynı şeyleri söyleyip duruyor olabilir. Bu söylediklerinde gerçeklik payı da olabilir. Anneniz siz 5-6 yaşındayken bir anneydi. Siz büyüdüğünüzde ise zihni ile öyle bütünleşikti ki bu rolü bırakamadı. Sürekli zihninin merhametine kalmış yani şartlanmış zihne tabiydi. Bir çok kişi anne babasının kendini anlamasını ister. Anlamayınca da üzülür. Ama annesinin babasının böyle bir yeteneği olup olmadığına bakmaz. Anne babanızın limitlerini görüp onlardan ötesini beklememelisiniz. Bu limitli durum sizde onlara karşı bir küçümseme değil bir şefkat uyandırmalı. Çünkü; zihni ile çok özdeşleşenler bir gelişim göstermekte zorlanabilirler. Ama buradaki en yanıltıcı zihin ise annenizin sizi anlamasının dünyadaki en önemli şey olduğunu söyleyen zihindir der. (*4)

Yine başka bir söylevinde, hiçbir şey harcayamayan, sürekli biriktiren, kendini inanılmaz yoksul hisseden bir takipçisi anda kalmanın kendisine ne gibi bir fayda sağlayabileceğini sorar. Eckhart soruyu düşünür ve soran kişinin bir farkındalık içinde olduğunu ve buradaki en güzel şeyin soruyu soran kişinin zihnindeki örüntüyü fark etmesi olduğunu söyler. Eğer ki kendinizi bu şekilde düşünürken yakalayabiliyorsanız bu düşünce tarafından kontrol edilmenize gerek kalmayabilir. Mesela zihninizin sakın bunu atma dediği şeyi kaldırıp çöpe atın. Bu eylem alışkanlığınızı kırar, bir dahaki sefere aynı düşünce ile karşılaştığınızda, o düşüncenin ne kadar zayıfladığını, yani sizin üzerinizdeki gücünü kaybettiğini göreceksiniz. (*5)

Kaynakça;

(*1) Eckhart Tolle “Şimdi’nin Gücü” kitabından alıntı yapılmıştır.

(*2) YouTube kanalında, “How to practise presence on a daily basis” söylevinden alıntı yapılmıştır.

(*3) YouTube kanalında, “Coping with anxiety and illness” söylevinden alıntı yapılmıştır.

(*4) YouTube kanalında, “Parental Criticism” söylevinden alıntı yapılmıştır.

(*5) YouTube kanalında, “Overcome The Poverty Mindset Through Presence” söylevinden alıntı yapılmıştır.

 

Aydin Yakupoglu

Aydin Yakupoglu

Ağustos 1979, İstanbul’da doğdu. 2002 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 2005 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği yüksek lisans bölümünü bitirdi ve özel sektörde çalışmaya başladı. 2013 yılında bir kız çocuğu babası oldu. 2018 yılında Reiki öğretmeni İsmail Bülbül ile tanıştı ve pozitif yönde bir değişim geçirdi. Şu an Reiki 3a (Master) aşamasında ve insanlığa yardımcı olma bilincindedir.

3 yorumlar

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler