Varoluş Dergisi

SONSUZLUKTAKİ MUTLULUK

Bir kişinin mutluluğu ya da mutsuzluğu başkasına bağlı değildir.Osho

Geçen ayki yazımda mutluluk ile ilgili bilimsel çalışmaların özetini uzunca yazmıştım. Okumak ve anlamak bir yana bu kaos ortamında uygulamak ne alâ değil mi?

Pandemi sürecinde mesleki ve sağlıksal sorunlarla birlikte yangınlar, savaşlar, ekonomik krizler artıyor.

Dünyamız enerjisel olarak boyut değiştiriyor ve bu da maddesel olarak bir nevi kabuk değişikliği olarak tanımlanıyor.

Yarın ne olacağını bilemiyoruz ve geçmişte kaldı da diyemiyoruz, çünkü her şey daha kötü gidiyor. Karamsar bir tablo var iken hangi mutluluktan söz edilebilir ki?

Peki ya umut… Onu da yitirdiniz mi? Yapabileceğiniz hiçbir şey yok mu şu an? Kaygılı ve mutsuz iseniz ya geçmişte olanlarla yaşıyorsunuz ya da gelecekte olacaklar için kaygı duyuyorsunuz…

Şöyle bir düşünün o zaman… Yıllar yıllar sonra ölüm döşeğindesiniz… Son nefesinizi vermeye az kaldı. Her şeyi hatırlıyorsunuz… Yapmanız gerekenler… Yapamadıklarınız… Neyi değiştirmek isterdiniz? Kime yardım etmediniz? Bir kaç saat sonra doğaya karışacaksınız, sağlıklı yaşarken hiç onunla bütünleştiniz mi?  Yaşam amacınız neydi? Onun sizin parmak iziniz gibi sadece sizin yaratabileceğiz bir enerjiye ait olduğunu biliyor muydunuz? Kendinizi gerçek anlamda sevdiniz mi? Yoksa mutlu olmak için başkalarının siz sevmesini mi beklediniz? Ya da zengin bir yaşamı kovalayıp çalışırken felç mi kaldınız? Başkalarını mutlu etmek ya da takdir edilmek için yıllarca saçınızı süpürge mi ettiniz? Yaşanmışlıkları ve gerçek özünüzü olduğu gibi kabul etmeyip çırpınarak çamura mı saplandınız? Haksızlıklar için sadece üzülüp, dövünüp durdunuz mu? İçgüdülerinizin ve arzularınızın peşinden koşarken erdemli yaşamı kaçırdınız mı? Evrendeki her canlı ve cansız varlığa içtenlikle teşekkür ettiniz mi?

Peki bedeninizin her hücresindeki atomların hepsinin birden titreşimsel bir enerjiyle sizi kucakladığını kaç kez duyumsadınız? O mutluluk tılsımını ruhunuzda hissetmek için hala zamanınız olduğunu biliyor musunuz?

İşte o an şimdidir. Şimdinin gücü her ne olursa olsun var olmaya devam etmektedir. Her ne yaşıyorsak mutlaka görmemiz gereken bir durum yapmamız gereken bir şey vardır.

 “ Tanrım, bana değiştirebileceğim şeyleri değiştirmek için cesaret, değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etmek için sabır ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmek için de bilgelik ver.”

 (Hitit Duası)

Bilge ve filozof  Platon, mutluluğu insanın “en yüksek iyiye” ahlaksal olarak ulaşılacağını ve bunun için sağlıklı bir beden ve ruhun denge içinde olması şartını belirtir. Ahlâk öğretisine göre ruh 3 parçadır ve en altta maddesel gereksinimler olan arzu ve istekler yer alır. Bu yerin erdemi; ölçülülüktür. Orta parça ‘Can’dır. İki bölüm arasında denge ve iletişimi sağlar. En üst parça akıldır, bilgeliktir,  kutsaldır. Platon’a göre kişi özgür iradesi eşliğinde doğruyu yaptığı vakit ahlaklı ve mutlu olur.

Mutlu yaşamda karmanın da rolü unutulmamalıdır. Bir nevi neden-sonuç ilişkisidir. Dışsal veya içsel, bedensel veya zihinsel olarak yapılan her eylem olumlu ya da olumsuz karma yaratacaktır. Olumsuz duygular oluştuğunda, duygunun farkındalıkla serbest bırakılmasına izin vermek sizi hafifletecek ve yeni olumsuz karmanın oluşumunu önleyecektir. Gerçekte asıl mutsuzluk sebebinin dışsal sebeplerden çok zihnimiz olduğu bu şekilde daha iyi anlaşılacaktır.

Sonuç olarak felsefe, kadim bilgelik ve modern bilimde mutluluk; şu ana odaklanarak yapabileceğinin en iyisini yapabilmek (bunun için geçmişi sevgiyle bırakıp geleceğe güvenmek), özgür irademiz ile bilge ve bilgili bireyler olarak erdemli bir yaşam yaşama sanatıdır.

Yasemin Kaya

Yasemin Kaya

Uzm.Dr. Yasemin Kaya
Antakya , 1974 doğumluyum. Orta öğrenimini Antakya Kurtuluş Lisesi’nde tamamladım.
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdim.
2002-2007 yılları arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Anesteziyoloji ve Reanimasyon dalında uzmanlık eğitimi aldım. Ardından, Muş Kadın-Doğum Hastanesi’nde mecburi hizmetini tamamladım.
2009 yılından itibaren sırasıyla SSK Antakya Devlet Hastanesi ile Adana Devlet Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde görev yaptım.
Halen; 2011 yılında çalışmaya başladığım Antakya Özel Akademi Hastanesi’nin Organ ve Doku Nakli Koordinatörü, aynı zamanda Genel Yoğun Bakım sorumlusuyum.
16 yaşındaki kızım Ece ile birlikte yaşamaktayım.
2017 ocak ayı hayatımın dönüm noktası oldu. Spirütel yaşam ve reiki ile tanışmakla zihnimin berraklaştığı, bakış açımın değiştiği; zihinsel, ruhsal ve bedensel dönüşümü yaşadım.
Bir hekim olarak bu değişimi tanımlamakta güçlük çekebilirim.
Herhangi bir ilaç kullanmadan, duygu durum değişikliğini pozitif yönde ve her geçen gün artan bir enerjiyle bu güne gelen beni anlatabilmem ancak spiritualizim ile mümkündür.
Hekimliğimi ilahi şifa enerjisi ile birleştirerek sevgi yolunda ilerliyorum.

Yorum yap

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler