Varoluş Dergisi

REİKİ MASTER, ASTROLOG NAGİHAN BARBAROS İLE RÖPORTAJ

Biraz kendinizden bahseder misiniz ? Nagihan kimdir? Neler yapar ? İlgi alanları nelerdir?

Astroloğum, Reiki Master’ım, 43 yaşında, evli, 16 yaşında kızı olan bir anneyim. 40 yıl İstanbul ‘da yaşadıktan sonra eşimin işi sebebi ile şu anda  Antalya ‘da yaşıyorum. Erken yaşta aile işiyle çalışma hayatına başladım. Çalışırken okuyanlardanım. Yüksek Lisans alanım Satış ve Pazarlama. Perakende ve Sigorta Sektöründe 20 yıl kurumsal şirketlerde çalışma süresinden sonra ayrılarak kişisel gelişim, alternatif şifa teknikleri  ve spritüel alanda çalışmaya başladım. Öğrenmenin sonu olmadığını düşünerek öğrenmeye ve çalışmalarıma devam ediyorum.

Hayata bakış açınıza dair neler söyleyebilirsiniz?

Hayatta istemenin, çalışmanın ve disiplinin; zekadan ve hayatın içindeki diğer faktörlerden çok daha önemli olduğunu düşünüyorum.  Evrensel yasalar da, benim bu görüşümü desteklemekte. Kader planımızda cüzi de olsa irademiz var ve bu iradeyi şekillendiren istemek ve çalışmak. Sonuçta hiçbir çaba sistemde karşılıksız kalmıyor.

Yaşamınızda dönüm noktaları olan olaylar oldu mu? Sizi ne yönde değiştirdi?

Reiki ile tanışmak benim için; tam anlamıyla hayatımın dönüm noktası oldu. Çalışma hayatı, hırs ve başarı isteği, özellikle satış alanı; insanı fark etmeden dönüştürüyor. Sonuç odaklı, duygularını unutmuş, öncelikli kazançlarına odaklı, agresif bir insan olunabiliyor maalesef. Ben de kendimde aldığım yaralar, kendime verdiğim zararlar  ve üstesinden gelemediğim konuları çözmeye çalışırken Reiki ile tanıştım. Reiki beni her anlamda pozitif etkiledi. İnsani duygularımı hatırlamaya başladım. Olaylar karşısında büyük zig-zigları, yüksek dozlu duygularımı, inişlerimi ve çıkışlarımı gösterdi. Net bir şekilde dengemi bulmamı sağladı diyebilirim. Kendini tanıma ve bulma yolculuğumda Reiki harika bir rehber oldu bana.  Kendine ilerlemenin diğer adı Reiki bence .  Kıymetli bir hocam şöyle anlatmıştı; Reiki soğanın kabuğunu soyar gibi, insanı dıştan başlayarak, içeriye doğru soya soya ilerler. Asıl amaç kendimize ulaşmak. Reiki insanı ve çevresini fark etmeden farklılaştıran bir  enerji..  Şifa vermek insanın kendini şifalandırması. Bunu birebir deneyimledim. Reiki 1 de dengem üzerinde çalıştıktan  sonra, Reiki 2 de derinleşme çalışmaları beni Astroloji ile tanıştırdı.

Astrolojinin hayatınızdaki önemi ve yerine ilişkin bizlerle neler paylaşabilirsiniz?

Astroloji ve spritüel konular 12-13 yaşlarımdan beri ilgimi çeken alanlardı. İçimde, varoluş ve yaradanı anlamaya çalışan, ‘Ben kimim? Neden buradayım? sorusunun cevabını içten içe arayan; yaradanın gücüne ve sevgisine de teslim olmuş, inanan yapım oldu her zaman. Fakat; hayata başlarken, hedeflerimiz başarı odaklı oluyor. İnsan hissettiklerini ve bildiklerini unutabiliyor. Astrolojiyi öğrenmek, gökyüzünü inceledikçe,  yaradanın gücünü ve bilgeliğini daha fazla görmemi sağladı. Yargıdan uzaklaşmanın önemini, sevginin gücünü, her yaptığının bir bedeli olduğunu  bana yeniden hatırlattı. Bunları anlayınca,  insan kendisini yargıya sürükleyen ne  ya da kim varsa kişileri ve tüm süreçleri hayatından ister istemez  uzaklaştırıyor. Açıkçası Astroloji ve Reiki ile birlikte çevre ve anlayış değişimi yaşadım.

Bir dilenciye bakarken ya da bir hastayı görünce, sadece bir dilenci ya da hasta  görmüyorum. Bu  durumu hasta ve çevresi için, bir deneyim alanı olarak görüyorum. ‘ Olan da hayır vardır .’cümlesini hissedebiliyorum. Karma ‘ya inanıyorum. Her şeyin bir zamanı olduğunu artık bilinçli olarak anlayabiliyorum.  Anladım ki; Astroloji insan yaşamında karanlık bir labirent de bir ışık olabiliyor.

Bu ışık benim alanımı aydınlattı. Anlamsız çaba ve tempom ortadan kalktı. Dolayısıyla etrafa verdiğim gerginlikte ..

Duyarlı olduğunuz konuları sorsak, bunların üzerinizdeki etkilerinden bize biraz bahsedebilir misiniz?

Çocuklar konusuna daha duyarlıyım sanırım.  ‘ İnsanı kazmışlar, kazmışlar içinden çocukluğu çıkmış.’ cümlesi benim için oldukça önemli bir ifade. İnsan hayatına ve bireylerin baskın ruh hallerine; araştırmacı gözle bakıldığında, ‘Neden?’ sorusunun cevabını ararken ; İnsan çocukluğu ile karşılaşıyor.

Büyük resme baktığımızda Toplumsal sağlık da buradan geçmekte. Çocukken yaşanan baskılar, yanlış yönlendirmeler, yeteneklerin fark edilmemesi, farkında olunmayan travmalar; insanlarda pişmanlıklara  ve sebebi anlaşılmayan sorunlara  neden olmakta. İnsanların keşke demeden yaşayabilmeleri için, erken yaşlarda doğru yönlere ilerlemek ve yaraların hızla kabuk bağlamasını sağlamak adına; çocuk haritaları çok önem verdiğim bir alan.

İnsanın hayatında mutlu olabilmesi için geliştirmesi gereken en önemli üç  değer / nitelik nedir desem ?

Birincisi duygular derim. İnsanın kendi duyguları fark etmesi ve tanımlaması oldukça önemli. Hayat insanın kendi gözünden gördüğü ile şekilleniyor. Duygular da bizim değerlendirme ölçümüz bir yerde. Duygularımızı ne kadar tanırsak görüşümüz ve bakışımız o kadar net olacaktır.

Ne hissettiğimizi anlarsak;  neyin dengesini bulamadığımızı,  ya istediğimizi ya istemediğimizi daha rahat ifade edebiliriz. İnsanların şu zamanda yaşadıkları depresyonun öncelikli sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.

İkincisi;  Kökler/ Atalar derim. Toplumsal olarak köklerimizden öğrendiklerimiz bizi fazlasıyla etkilemekte. Öğrenilmiş yanlış ya da eksiklerle yolumuza devam etmeye çalışıyoruz. Üstesinden gelemediğimiz konularda; bizimle başlamayan bir şeylerin olabileceğini düşünmemiz gerekiyor. Millet olarak DNA mız da çok fazla kayıt var. Bu oldukça önemli bir konu aslında.  Bunu fark ettiğimizde zaten iyileşme kendiliğinden başlıyor.

Üçüncüsü ise;  kendi karanlığımızı fark etmek  ‘gölge ‘derim. İnsan görünen tarafı kadar, Jung ‘ın dediği gibi ‘Gölge Arketipi’ kendimizde kabul etmediğimiz, bastırdığımız özelliklerimiz var.. İnsanın ruhsal olarak mutlu olması bir yerde özgür olabilmesiyle bağlantılı. İnsanın özgürlüğü ise; içinde taşıdığı bastırılmış gölge yönleriyle yüzleşmek ile alakalı. Kendimizle ilgili kabul etmekte zorlandığımız, reddettiğimiz görmezden geldiğimiz ne varsa bizim enerjimizi çeken konulardır. Bizi ayağımızdan bağlayan prangalardır. İçimizde taşıdığımızı fark edip, yargılamadan kabul etmek bizi özgürleştirir ve hafifletir. Ancak kendi karanlığımızdan geçtikten sonra aydınlığa ulaşabiliyoruz.

İnsanlara yaşama dair ne tavsiye edersiniz?

Aydınlanma çağını yaşamaya başladık. İnsanlarda maddi kazanımlardan çok psikolojik tatmini sağlayacak konular gündeme geliyor ve artarak gelecek . Bu sebeple insanların erken zamanda fayda elde edebilmeleri adına; Astroloji ve evrensel sistemler keşke ortaokul yaşlarında  iken;  anlatılabilse, farkındalık oluşturulabilse. Sistemsel olarak değişim zaman alabilir fakat; hayatlarında bir kez bile olsa Astrolojik danışmanlık almalarını tavsiye ederim. Bazen hiç beklemediğimiz yerden ışık yanabilir.

Bu röportajı bizimle yaptığınız için teşekkür ederiz. Okuyucularımız size nasıl ulaşabilir?  

✉ ngbarbaros@gmail.com

İnstagram: nagihanbarbaros

Sevgiler.

Cemile Aslı Yılmaz

Yüksek Elektronik Mühendisi, 2 yabancı dil bilir. 22 yıl kurumsal iş hayatının ardından artık başka alanlarda katkı sağlamak istedi. Astroloji, Koçluk eğitimlerinin ardından bu alanlarda çalışmaya başladı. Reiki ile hayatında çok şey olumlu anlamda değişmiştir.

1 comment

  • Birincisi duygular derim. İnsanın kendi duyguları fark etmesi ve tanımlaması oldukça önemli. Hayat insanın kendi gözünden gördüğü ile şekilleniyor. Duygular da bizim değerlendirme ölçümüz bir yerde. Duygularımızı ne kadar tanırsak görüşümüz ve bakışımız o kadar net olacaktır.

    Ne hissettiğimizi anlarsak; neyin dengesini bulamadığımızı, ya istediğimizi ya istemediğimizi daha rahat ifade edebiliriz. İnsanların şu zamanda yaşadıkları depresyonun öncelikli sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.
    Düşüncelerime rehber olan bir bölüm kendisinden danışmanlık aldığım için biliyorum harika bir öğreticidir. İyi Ki varsınız.

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…