Varoluş Dergisi

KENDİNİ KANDIRMAK VE YÜZLEŞMEK

Her ne varsa kaçtığınız, yüzleştiğinizi düşünmek korkutabilir ancak insan bu korkulardan kurtulduğunda yerine gerçek mutluluklar koyabilir.

Hayvanlardan farklı olarak insanlar, kendilerini kolaylıkla kandırabilirler. Bir insan mutlu olduğuna kendini ikna edebildiği gibi bir şeyi veya birini çok sevdiğine de ikna edebilir. Çok kez hastayım dediğinde olmasa bile hasta hissedebilir. Çok açken yediği yemeğin tadını güzel zannedebilir. Birisini veya bir anıyı unuttuğuna da ikna edebilir kendini, dolayısıyla üzülmediğini zannedebilir.

İnsan düşüncelerini ve duygularını çok güzel kandırır. Sebebinin duygusal ihtiyaçlardan kaynaklandığını fark etmesi ise zaman alır. Mesela her şeye rağmen umut ettiği için kötüyü gözü görmez. Değerli hissetmek için dışarıya kendini över ya da başkasını kötüler. Bir konuya takılıp çözemediğinde çözebileceği başka problemlere hatta başkalarının problemlerine yönelir. Hep kendinden bahsedebilir birini unutmak için ya da hep birinden bahsedebilir kendini unutmak için. Önce gerçekleri inkâr eder ardından ikna olmaya çalışır yaptıklarına.

Tabi hepsi anlık kandırmacadır. Hiçbiri sonuna kadar tutunamaz çünkü kendi bile olsa insan kandırılmayı kabul edemez. Zamanla bazı şeylerin yerinin dolmadığını görür ya da şöyle diyelim; bazı şeylerin yeri boşaltılmadıkça yerinin dolmayacağını anlar.

Yerine koymayı istediğiniz orada ne var, kim duruyor, hangi duygu oturmuş kalkmıyor bir bakın. Çocukken yaşadığınız travmalar olabilir. Daha önce terk edildiyseniz yalnız kalmaktan kaçıyor olabilirsiniz. Birini gördüğünüzde veya bir yere gittiğinizde hatırlayacağınızı düşündüğünüz üzüntü sizi korkutabilir. Bu yüzden o kişiyi görmekten kaçarsınız, o yere işiniz düşse de gitmezsiniz.

Her ne varsa kaçtığınız, yüzleştiğinizi düşünmek korkutabilir ancak insan bu korkulardan kurtulduğunda yerine gerçek mutluluklar koyabilir. Kendi iyiliğim için görmemeliyim, unutmalıyım, başka şeylerle veya başkalarıyla meşgul olmalıyım dediğiniz ne varsa alın bakın. İnanın yüzleştiğiniz şey yine siz olursunuz çünkü tüm bunlar siz hala ordasınız diye yaşanmakta.

Gizli kalmış umutlarınızla ve egolarınızla, belki hırslarınızla yüzleşeceksiniz. Kaçarak göz ardı etmeyin; iyi gelmiyor dediğiniz şeyleri siz yaratmayın. Sadece fiziksel değil duygusal anlamda da güçlü olmak için belli zorlukları yaşamamız gerektiğini unutmayın. Gördüğünüz her şeyin bir araç olduğunu, amacın insanın kendini keşfetmesi olduğunu hatırlayın.

Buse Erol

Buse Erol

Buse Erol

Aralık 1994, İstanbul'da doğdum. Lisede başlayıp üniversiteyi bitirene kadar yurt içinde ve yurt dışında bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalıştım. Öğrencilik yıllarımı bolca okuyarak ve seyahat ederek geçirdim. 2018 yılında Reiki ve İsmail Bülbül hocam ile tanıştım. Yabancı bir şirketin finans departmanında çalıştıktan sonra kurumsal hayatı bir cesaret ile bırakıp kendim için bir yolculuğa çıktım. İçsel olarak çıktığım bu yolda acele etmeden ilerlemeye çalışıyorum. Attığım her adımda kendime biraz daha yaklaşıyorum.

Yorum yap

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler