Varoluş Dergisi

BİR GÜN DOĞAR, İYİ Kİ DERSİNİZ

Her şeyin zamanı gelince yaşandığına inanır mısınız? Çok istediğiniz bir şey siz bırakınca olur ya hani, sizce tesadüf mü yoksa siz bıraktığınız için mi? İstediğiniz bir şey olmadığında peki vazgeçer misiniz yoksa uğruna savaşır mısınız? Bazen ne kadar savaşsanız da olmaz ya, hiç iyi ki dediniz mi? Yoksa keşke mi dersiniz hep; öyle olmasaydı veya olsaydı ne olurdu diye mi düşünürsünüz? Pişmanlık mı uyandırır sizde söylemediğiniz cümleler, müdahale etmediğiniz gidenler, yaşadıklarınız veya yaşayamadıklarınız.

Ne olursa olsun zorlamadan yaşamalıyız hayatı; şartları ve zamanı zorlamadan yaşamalıyız. Olması için peşinden koşmak / etrafında dönmek yerine, yeni fırsatlara yer açmalıyız. Yeni fırsatlar gelmiyor, zaman akmıyor, belirsizlikler geçmiyor zannedebilirsiniz zaman zaman. Bilin ki olmadığını sandığınız ne varsa aslında arka planda, bilmediğiniz bir yerde sizin için çalışıyor. Hedeflediğiniz şeyler olmuyorken, beklediğiniz haber veya gidenler gelmiyorken bile aslında asıl olacaklara hazırlıyor sizi düzen.

Diyebilirim ki; o kişi veya o şey her neyse size bir gün, bir şekilde gelecek. Belki aynı vücutta ya da beklediğiniz zamanda değil, belki daha iyisi veya berbat bir halde… Siz hazır olana kadar arka planda çalışmaya devam eden her şey bir gün gerçekleşecek. O sırada siz gidenin arkasından üzülürken karşınıza başkası çıktı sanacaksınız, hâlbuki asıl kişidir o başkası. Siz hedefinize ulaşamadınız sanacaksınız, hâlbuki yoldayken tanıştığınız insanlar olacak başarınız. Siz çok istediğiniz bir yere gidemediniz sanacaksınız, hâlbuki olduğunuz yerde bir şeyleri değiştirmenize bir fırsat olacak gösterdiğiniz sabır.

İşte hayat böyle terbiye ederek hazırlar insanı kendisine. Ya bir şeylerin varlığıyla terbiye eder ya yokluğuyla. Ya size istediğinizi verir onu yaşayın diye. Ya da sizi istediğinize yaklaştırmaz ve onu da yaşatır size. Siz dersinizi alıncaya dek tekrar çıkartır karşınıza. Bazı isteklerinizin sonucu olan hatalara sırt dönmeyin bu yüzden çünkü hiçbiri oldu bitti değildirler. Tekrar etmiş mi hatalarınız siz farkında olmadan; vücut değiştirmiş bir biçimde, farklı bir zamanda veya farklı bir şehirde.

Bütün bunları çözümlemek, aynı bir yerden bir yere geçmek, diğer tarafa atlamak gibidir. Siz değişmişsinizdir, ihtimalleri değiştirmişsinizdir. Daha az rastlarsınız çıkmazlara. O zaman anlarsınız ki nasıl cevabı bizde olmayan soruları sormuyorsak, aslında içimizde olmayan bir şeyi de çağırmıyoruz. O yüzden pişmanlık uyandırmasın söylemediğiniz cümleler, müdahale etmediğiniz gidenler, yaşadıklarınız veya yaşayamadıklarınız. Bir gün doğar iyi ki dersiniz. Kapıları daha iyisi için aralarsınız, zamanı gelince çıkmıyor dediğiniz fırsatları da siz yaratırsınız.

 

Buse Erol

Buse Erol

Aralık 1994, İstanbul'da doğdum. Lisede başlayıp üniversiteyi bitirene kadar yurt içinde ve yurt dışında bir sivil toplum kuruluşunda gönüllü olarak çalıştım. Öğrencilik yıllarımı bolca okuyarak ve seyahat ederek geçirdim. 2018 yılında Reiki ve İsmail Bülbül hocam ile tanıştım. Yabancı bir şirketin finans departmanında çalıştıktan sonra kurumsal hayatı bir cesaret ile bırakıp kendim için bir yolculuğa çıktım. İçsel olarak çıktığım bu yolda acele etmeden ilerlemeye çalışıyorum. Attığım her adımda kendime biraz daha yaklaşıyorum.

2 yorumlar

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler