Varoluş Dergisi

HANGİ FREKANSTA TİTREŞİYORSUN?

Evrendeki her şeyin bir frekansı var. Uzmanlara göre yalnız fiziksel şeylerin değil düşüncelerimizin, duygularımızın, kullandığımız sözcüklerin, okuduğumuz kitapların, izlediğimiz filmlerin, dinlediğimiz müziklerin, mekanların, nesnelerin hatta bilincimizin ve toplumsal bilincin bile bir frekansı var. Bu nedenle de her şeyin bir titreşim alanı var. Belki de bu sebeple titreşim alanını beğenmediğimiz bir mekandan hemen ayrılmak, yine bu alanını beğenip beğenmememize göre herhangi biri ile sohbetimizi devam ettirip ettirmemeyi seçebiliyoruz. Dinlediğimiz müziklerde böyle değil mi bazı şarkılar sözleri ve melodisi ile ilk dinlediğimiz andan itibaren kendimizi çok iyi hissettirirken bazıları ise modumuzu bir anda düşürüyor.

Frekansın “Hertz” birimiyle ölçüldüğü söyleniyor. * Sizlerde frekanslar konusuna benim gibi meraklıysanız eğer Frekanslar üzerine çok sayıda araştırma yapmış Amerikalı bilim adamı Dr. David Hawkıng’ın bilinç haritası denen tablosuna, Frederick Dadson’un Levels of Energy ve Pierre Franckh’in Rezonans kanunu kitaplarına bakmanızı tavsiye ederim.

* Hawkıng ve Dadson her iki bilim adamı da listenin en altında en düşük frekansı suçluluk duygusu ve utanç olarak belirtiyor. Korku, öfke , hissizlik, gurur da farklı skalalardaki düşük frekanslar. Orta frekanslar ve yüksek frekanslarda var listede tabii ki… Neşe, huzur, mutluluk, sevgi, mantık, aydınlanma kelimeleri size nasıl hissettirdi. Bu yüksek frekanslı duyguların kelimeleri bile frekansınızı yükseltti eminim.

Tabii ki çoğumuz hep yüksek frekanslarda olmak isteriz çünkü yüksek frekanslar bize kendimizi iyi hissettirmesinin yanı sıra isteklerimizi, hayallerimizi ve hedeflerimizi de rahatlıkla tezahür ettirebildiğimiz özel anlar sunar. Peki hep yüksek frekansta kalabilir miyiz bu mümkün mü?  Frekansımız düştüğünde endişelenmeli miyiz? Frekansımızı yükseltmek için neler yapmalıyız? gibi sorular geliyor hemen akla.

*  Frekanslar konusu son yıllarda ilgimi fazlasıyla çekiyor. Pierre Franckh Rezonans Kanunu kitabında bizimle uyumlu titreşen her şey ve herkes ister istemez etkimiz altına girerken, bizimle uyumla titreşen her şeyin karşı koymaksızın hayatımıza çekildiğinden bahsediyor.  Tıpkı bir radyo frekansı gibi sevdiğimiz müziklere çekilip ilgimizi çekmeyen bir alanda müzik yayını varsa onu değiştirmeyi tercih edeceğimiz gibi. Yaydığımız enerjinin ise ister istemez kendi titreşimiyle uyum gösteren bir enerjiyle karşılaştığında her zaman kendimizi daha mutlu, keyifli ve huzurlu hissettireceğinden bahsediyor kitabında.

*  Bir de gelelim Dr. David Hawkıng’ın bilinç haritası tablosuna bu tabloda da gördüğünüz gibi utanç, suçluluk, öfke gibi duygulardan ilk güçlü bir duyguya geçiş yaptığımız alan “cesaret” bir şeye cesaret etmekle birlikte tabloya göre frekansımızı yükseltiyoruz. Neşenin de çok güçlü bir frekans olduğunu ve bizi çok yüksek bir alana taşıdığını unutmayalım.

Hepimizin kendimizi yüksek bir enerjide ya da düşük bir frekansta hissettiği anlar oluyor kuşkusuz çünkü insanız. Bu gibi anlarda sizler neler yaparsınız o yüksek enerjinin sizi heyecanlandırmasına izin verir misiniz yoksa ondan korkup kaçar mısınız?  Kendinizi üzgün, umutsuz, çaresiz hissettiğiniz anlarda daha huzurlu bir alana geçmek için aceleci mi davranır ya da o duyguya bir süre teslim mi olursunuz? Ya da o duygu durumundan uzaklaşmak adına çeşitli seçenekleriniz olur mu? Örneğin; bir doğa yürüyüşü yapmak, mizah yönü güçlü bir arkadaşınızla sohbet etmek, kahkahalar atmak, sevdiğiniz bir kahveyi yudumlamak, bir kitabın sayfalarında kaybolmak, hiç görmediğiniz bir yeri görüp heyecanlanmak, yepyeni bir dil öğrenmek, bir hayvanı sevip onunla can yoldaşı olmak farklı bir frekansa geçmemize yardımcı olur belki de… En azından deneyelim. Hadi yepyeni bir yıla geçerken frekansımızı yükseltecek en az bir güzel şey katalım hayatımıza ne dersiniz?

Hem ülkemizin, hem gezegenimizin farkındalığı yüksek, huzur, neşe, yaratıcılık ve sevgide titreşen yüksek frekanslı ruhlara çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. 2023 yılını karşılamamıza sayılı günler kala yılın bu son ayında herkese yüksek frekanslı bir kişi olmayı seçtikleri, böyle insanlar ve mekanlarla buluştukları şanslı bir yıl dilerim.

Sevgi, sağlık, neşe ve huzurla gelsin 2023.

Mutlu yıllar…

Damla KAMAR

Kaynakça:

*Pierre Franckh’in Rezonans Kanunu Kitabı’ndan alıntıdır

*Dr. David Hawkıng Bilinç Haritası Tablosu’ndan bahsedildi

*Frederick Dadson’un Levels of Energy Kitabı’ndan bahsedildi

Damla Kamar

Eskişehir’de doğdum ve büyüdüm. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema ve Tv bölümü mezunuyum. Öğrencilik yıllarımda üniversitenin radyosunda başladığım “spikerlik-sunuculuk“ mesleğimi mezun olduktan sonraki 15 yıl boyunca İstanbul ve Eskişehir'de ki çeşitli Radyo ve Tv’lerde sürdürdüm. Mesleğimi sürdürürken Kişisel Gelişim, Astroloji, Spiritüalizm, Reiki ve Şifacılık konuları üzerine okumak ve araştırma yapmak en keyif aldığım şeyler arasındaydı. 2021 yılında Reiki ve bu konuda benim için en doğru rehber olduğuna inandığım tüm sorularıma içtenlikle yanıt veren hocam İsmail Bülbül ile tanıştım. Kendimi şifalandırmak için aldığım Reiki inisiyesi ve eğitimi sonrası yaşadığım farkındalıklarla hayatım pozitif yönde değişti ve gelişti. Şu anda Reiki 3A Master’ım. Çok sevdiğim Reiki’yi, hayata dair gözlemlerimi ve okuduklarımdan ve yaşadıklarımdan bana kalan farkındalıkları sizlerle paylaşmak adına yazılarımla Varoluş Dergisi’ndeyim.

4 yorumlar

  • 2023 Hem ülkemizin, hem gezegenimizin, insanlarımızın benim ve bütünün farkındalığı yüksek, huzur, neşe, yaratıcılık ve sevgide titreşen yılların başlangıcı olsun.

  • Son günlerde sitenizde çok fazla zaman geçiriyorum. Yine çok detaylı ve kıymetli bilgiler vermişsiniz. Ellerinize sağlık.

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…

Arşivler