Varoluş Dergisi

ZAMAN İSKELESİ

Zayıf, iri kahverengi gözlü çelimsiz kadın, küçük ellerini birbirine ovuşturarak ısınmaya çalışıyordu.  Kalın hırkası artık onu ısıtmayacak kadar inceydi bu mevsimde.

Sobaya birkaç tahta parçası daha atması gerekiyordu ama bunu kalkıp yapacak gücü bulamadı dizlerinde. Gözleri pencereden dışarıya doğru bakıyordu, önce deniz, önce mavi ve sonra İstanbul’un o derin kaosu giriyordu penceren iri göz bebeklerine.

 

Nereye giderse gitsin, kaçamazdı. Yalnız değildi artık. Gözlerini kapatsa, rüyalarında bile geçmişi, söyleyemedikleri, yapamadıkları, pişmanlıkları, zayıflıkları, yaşayamadıkları, hataları, günahları, kusurları, tüm korkuları onunla birlikte yatağına yatıyor, koynuna giriyordu sanki.

 

1980 kışında Kadıköy-Adalar Vapur İskelesi’nde seni ilk gördüğümde yanımdaki iskemleye oturmuş ve gözlerini uzaklara dikmiştin. O zaman fark etmiştim çekmeye can atılan bir ceza kadar güzel olduğunu. Ama bilmeliydim, şeytana da aşkla bakınca onu insan, melek zannedermiş. Kaçmalıydım çok uzaklara o an. İşte o an, senden kaçamayacağımı anladığım, seni ilk gördüğüm andı. Gidebildiğim kadar uzağa gitmeliydim. Ama dilimden dökülen sadece birkaç saçma sözcük oldu.

 

  • Vapur geç mi kaldı?

 

Gözlerin önce kalın bileğindeki eski saatine, sonra benim gözlerime değdi.

Ve sonra dilinden dökülen üç beş kelime.

 

  • Evet, uzun zamandır ilk defa geç kaldı.

 

Artık benim için de çok geçti.

 

Bundan sonraki 17 senemi, her şeyi kaçırarak yaşayacağımı bilemezdim.  Gençliğim, umutlarım, hayallerim, mutluluğum hepsi senin üzerine kurulu geçen, kaçan hayatımdan koskoca 17 kış, 17 yaz, 17 ilkyaz ve diğerleri.

 

Her şeyin değişmesini bekledim yıllarca.

Ve aynaya baktığımda, tek değişmeyenin bakışlarımdaki derinlik, naiflik olduğunu gördüğümde anladım. Her şey en başından yanlıştı. Öğrenmem için uzun zaman gerekmişti.  Değişmem gerektiğini anlayabilmem için.

 

Hazırım. Artık biliyorum ki ben değiştiğimde tüm dünyam değişecek. Değişmesini beklemek insanların, benim en büyük yanılgım, yenilgim, zayıflığım.

 

Geldin tuttun ellerimi, usul usul değişimin mutluluğu kaynarken damarlarımda,  ayrılmak için aradığım sözcükler döküldü gözyaşlarımdan kucaklarıma.

 

Ben çok değiştim…

 

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…