Varoluş Dergisi

YRD. DOÇ. DR. SELCAN ARPA İLE RÖPORTAJ

Merhaba, Selcan hanım. Varoluş Dergisi okurları için kısaca kendinizi tanıtmak isteseniz, sizi en iyi anlatan 3-4 cümle ne olurdu?

Doktorluk mesleğini çok seviyorum. Doğa tutkunuyum, gezmek yeni yerler keşfetmek yaşadığımı hissettiriyor. İnsanlarla  olan ilişkilerimde duygularını açık yüreklilikle ifade eden gülmeyi çok seven bir insanım.

Bence bir insanın yüreğiyle bağ kurmanın en içten yolu hayaller üzerine konuşmaktır. Merak ediyorum acaba sizin hayalleriniz nelerdir?

İnsanlara ve hayvanlara yardım etmeyi (özellikle hayvanlar çok önemli çocuklarımız gibi onlara önem vermemiz gerekiyor, çünkü tüm yaşam alanlarını ellerinden aldık) hayatlarına maddi ve manevi olarak dokunmayı çok seviyorum. İlerleyen dönemlerde uluslararası yardım kuruluşunda çalışarak aynı zamanda dünyayı gezmeyi çok isterim.

Harika, hem bireysel bir hayal hem de insanlık için bir hayal… Doktorluk mesleğiniz yüreğinizdeki şifacılıkla bir çalışıyor anladığım kadarıyla. 🙂 Bir yandan modern tıpta uzmanlığınız öte yandan alternatif tıp alanında da uzmanlıklarınız mevcut. Kimisi sıcak bakarken kimisi başka yöntemlerden uzak duruyor. Geleneksel ile Modern Tıp arasında sizce nasıl bir ilişki var veya nasıl bir ilişki olmalı?

Alternatif tıbbı; kadim tıp ya da tamamlayıcı tıp olarak tanımlamak isterim. “Geleneksel  ve tamamlayıcı tıp”  fiziksel ve ruhsal hastalıklardan korunma, bunlara tanı koyma, iyileştirme veya tedavi etmenin yanında sağlığın iyi sürdürülmesinde de kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı, izahı yapılabilen veya yapılamayan  bilgi, beceri ve uygulamaların bütünüdür. Batı tıbbını destekleyici ve tamamlayıcı yöntemlerdir. Modern tıp insanı sadece karaciğer, böbrek olarak kısım kısım görüyor; fakat biz ruh-beden-zihin üçlüsünden oluşuyoruz. Eğer bunların herhangi birinde bozulmalar başlarsa ya da aynı anda hizalanmalarında sıkıntı oluşursa beden direk bize sinyal veriyor ve işlerin yolunda olmadığını söylüyor. Modern tıp sadece mide ile uğraşırken ya da onun neden olduğu kas spazmıyla kadim tıp bu ağrıya nelerin neden olduğunu bulmaya çalışıyor. Modern tıp ve tamamlayıcı tıp artık bir bütün olarak insanı değerlendirmeli ve gerektiğinde uzman kişiler tarafından tamamlayıcı tıbbın bize sunduklarından faydalanmamız gerekiyor.

Bu holistik yaklaşım yaygınlaşıyor Dünya’da dediğiniz gibi ve çok heyecan verici. Peki Sizce Türkiye’de Reiki’nin ve tamamlayıcı tıp tekniklerinin yeri nedir?

Önceleri batı tıbbının -buna aslında Amerika dememiz daha doğru olur, çünkü Avrupa uzun zamandır reiki ve tamamlayıcı tıbbı uygulamaktaydı- baskısı nedeniyle tamamlayıcı tıbba ve reikiye oldukça dirençli yaklaşıyorduk; fakat son zamanlarda modern insan için tıp yetmemeye, sorularına cevap bulamamaya başladı. O yüzden, özellikle bilinçli kesimde reiki ve tamamlayıcı tıp uygulamaları ile ilgili oldukça fazla ilgi artışı mevcut.

Nöralterapi uzmanlık alanlarınızdan biri. Nedir Nöralterapi acaba?

Nöralterapi;  otonom sinir sistemine anestezik (lokal) enjekte edilerek, vücudun kendi kendini iyileştirme ve denge sağlama sisteminin aktive edilmesine denir. Otonom sinir sisteminin oluşturduğu, enerji yükseltici (hiperpolarize edici) uyarı ile tedavi sağlanır. Geçirilen kazalar, enfeksiyonlar, ameliyatlar, travmalar kısacası dışarıdan gelen tüm uyarılar, otonom sinir sistemine kaydedilir. Zaman içinde vücut bunu taşıyamayacak hale geldiğinde ise kronik ağrılar ortaya çıkar. Nöralterapi ise sinir sistemindeki iletim bozukluğunun elektriksel aktivitesini yükselterek, biyoelektriksel olarak iyileşme sağlar.

Nöralterapi’nin yanı sıra Arometerapi uzmanlığınız da mevcut. Aromoterapi ile ilgili yaptığınız çalışmalar nelerdir? Hangi alanlarda etkili?

Her şeyden önce, aromaterapi ile ilgili bilinmesi gereken ilk bilgi şöyle: Aromaterapi son son 100 yılda keşfedilmiş ve popüler olmuş bir konu değil, binlerce, hatta on binlerce yıllık tarihi olan tamamlayıcı bir tedavi türü. Sadece İran, Mısır, Hindistan, ve Osmanlı’da değil, Avusturalya aborijinlerinden, Amerika yerlilerine kadar tüm eski medeniyetlerde kullanılmış bir sağlıklı yaşam yöntemi. “Aromaterapi, esansiyel yağların solunum yolu üzerinden veya cilt üzerinden yapılan uygulamalar ile; hastalıklarda, enfeksiyonlarda ve çeşitli rahatsızlıklarda önlemek, semptomları hafifletmek ve tedavi etmek amaçlı kullanımlarıdır.” (Buchbauer et al., 1993; Lee et al., 2012) Klinik aromaterapi;  esansiyel yağ ve hidrolatların, hastane ve klinik çatısı altındaki tıbbi ve hasta bakım amaçlı kullanımıdır. Burada, hem aromatik tıptan hem de bu tıbbın hastane hizmetleri içerisindeki tamamlayıcı tedavi yöntemi olarak kullanımından bahsediyoruz. Bunun içinde, bilimsellik, standardizasyon ve sistematik yaklaşımlar var.

Kadim metotlarla modern tıbbi metotlar arasında bir köprü olmuşsunuz. Merak ediyorum sizin içsel yolculuğunuzda bir kırılma noktası var mı, sizi daha farklı bakmaya ve farklı alanlarda uzmanlık edinme noktasına getiren?

‘Bir şeyler yanlış gidiyor aslında, bu ben değilim. Aynı kısır döngü içinde kıvranıp duruyorum.’ Dememle başladı her şey.  Aslında kendi kendinden rahatsız olma hali, değişim ihtiyacı ve isteyerek kendi içsel dünyanı alt üst etme isteği…  ŞEMZİ TEBRİZİ’nin  dediği gibi “’Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil, seninle beraber aksın. <Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir> diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını.”  İşte bu benim kırılma noktamdı.

Peki Reiki ile nasıl tanıştınız? Reiki hayatınızda nasıl değişimler yarattı ve hangi alanlarda Reiki’nin şifasını aktif olarak kullanıyorsunuz?

İşte bu kırılma noktasıyla araştırmalarıma başladım ve bu kadim öğreti karşıma çıktı. Bu işte bir çok alternatif varken İSMAİL BÜLBÜL  hocamla bir vesile ile karşılaştım ve REİKİ yolculuğum başladı ve devam ediyor. REİKİ öncelikle insanın kendini şifalandırma yöntemi. Bununla birlikte, kronik ağrı sendromunda, anksiyete bozukluklarına bağlı kas spazmlarında, uyku bozukluklarında ya da  fibromiyalji de hastalarıma sıklıkla uyguluyorum ve çok güzel geri dönüşler alıyorum. Hem bana hem hastalarıma inanılmaz kapılar açıyor.

Eklemek istediğiniz veya önerdiğiniz bir şey var mıdır sevgili okuyucularımıza?

Başımıza ne gelirse gelsin, bu basit bir ağrı ya da çok büyük bir kayıp olabilir, her şey bize bir öğretidir. İmtihanlarımıza, “Bu bize ne söylemek istiyor şimdi, ne öğreneceğim?” gözüyle bakmamız gerekiyor. Her şey tekamülümüz için bir vesiledir ve her durumda büyük, küçük insanlardan yardım istemekten çekinmememiz gerekiyor. Bu dünyada birbirimiz için varız. Birken birlikteyken güzel ve yararlıyız. Sevgiler.

Ne güzel söylediniz. Gerçekten hep birlikteyken güzeliz.. Dediğiniz gibi koşulsuz seven hayvanlarla, insanlarla, şifa veren bitkilerle birlik olduğumuzu anladığımız güzel dinler dileriz. Bu güzel röportaj için teşekkürler.

 

Yrd. Doç. Dr. Selcan Arpa Kimdir?

1977 yılında Flensburg  Almanya’ da doğdu. 2001 yılında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. 2002-2004 yıllarında Ayten Bozkaya Spastik Çocuk ve rehabilitasyon hastanesinde başhekim yardımcılığı sonrasında 2004-2005 yıllarında kağıthane sağlık grup başkanvekilliği görevlerinde bulundu.

2006-2011 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği’nden uzmanlık eğitimini aldı. Cleveland Clinic akut rehabilitasyon bölümünde stajını tamamladı. 2011-2015 yılları arası İstinye Devlet Hastanesi’nde, 2015 yılından itibaren de Baypark Hospital’de Fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanı olarak halen görevine devam etmektedir. Nişantaşı Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmaktadır. Seyahat etmeyi çok seven Selcan Arpa Düşünceli, 35 ülkeyi ziyaret etmiştir, dalgıçlık, kayak vazgeçemediği tutkuları arasındadır.  Modern tıbbın yanı sıra kadim tıp alanlarında da uzmanlığı mevcuttur. Nöralterapi, Arometerapi, Reiki uzmanlık alanları arasındadır.

Röportajı Yapan: Efe Elmas

Efe Elmas

Efe ELMAS Mayıs 1989 İzmir, Bornova’da doğdu. 2007 yılında Bornova Anadolu Lisesinden, 2011 yılında Celal Bayar Üniversitesi Gıda mühendisliği bölümünden mezun oldu. İzmir Yüksek Teknolojisi Enstitüsünde yüksek lisans yapmakta ve gıda virolojisi üzerine çalışmaktadır.

2002 yılından beridir ezoterizm, spiritüalizm, Şamanizm, okültizm, simya, kristaller, şifa teknikleri, tasavvuf, uzakdoğu öğretileri, sembolizm ile arketipler ve antik dinler, felsefeleri ve mitolojileri, mitolojilerin içsel anlamları ile ilgili araştırma ve pratiklerine devam etmektedir.

2008 yılı ile 2014 yılları arasında alternatif haber ve spiritüalizm dergisi olan, aylık 300 bin okura ulaşan İndigo Dergisi isimli internet dergisinde kadrolu yazar olarak ezoterizm, dinler tarihi, spiritüalizm ve gizli öğretilerle ilgili araştırmalarını paylaşmış ve yazı kurulunda görev almıştır. İndigo Dergisinden sonra Kasım 2014’den beridir 3. Göz Dergisi, Derki ve Yuvaya Yolculuk isimli internet dergilerinde yazılarını yayınlamaya devam etmektedir. 2015 yılının Eylül ayında Şehime Gül Gözen ile Ankhamaya Farkındalık Atölyesini kurmuştur. Ankhamaya Farkındalık Atölyesi kapsamında, Sıla Akdeniz ile birlikte “Masal ve Arketip” atölyesi ve “Şifalı masallar” etkinliğ, Reiki eğitimleri, Şehime Gül Gözen ile “Şamanizm Üzerine Sohbetler” etkinliği, çeşitli seminer ve meditasyonlar gerçekleştirmiştir. 2016 yılının Eylül ayında kendi kurduğu “Kadim Lisan” ile mevcut etkinliklerine devam etmektedir.

2003 yılında tanıştığı ilk Tanrıça arketipinden bu yana, 11 yıllık yolculuğunu "Tanrıça'nın Uyanışı" adlı eğitim serisi olarak paylaşmaktadır.

Ruhsal konularla ilgilenmeye başladığı zamandan beri kadim öğretilere meraklı olan ve araştırmalar yapan Efe Elmas, 2013 yılının Ağustos ayında “Kutsal Maya İnancı”, “Şamanın Kozmik Dünyası” ve “Nagual Sembolizmi” isimli kitapların yazarı olan Maya Şamanı Ayşe Nilgün Arıt’la tanışması sonucu başladığı şamanik pratik ve araştırmalara halen devam etmektedir.

2003 yılında Habibe Elmas’tan Usui Reiki Birinci seviyeye uyumlanmış ve 2007 yılında Usui Reiki Master / Teacher seviyesine ulaşmıştır. 2010 yılının Mayıs ayında görür görmez hocası olacağını hissettiği, Usui Reiki 17. Son ışık Aşama ve Grandmaster/teacher İsmail Bülbül’den Usui Reiki Master /Teacher seviyesini yeniden almıştır. Ve böylelikle Reiki serüvenine daha da derinleşerek devam etmiştir. 2013 yılında Usui Reiki Grandmaster 5/6 seviyesini İsmail Bülbül’den almıştır. Reiki eğitimleri ve seminerlerini sürdürmektedir.

1 comment

  • Yüreğinize sağlık… aydınlatıcı ve fazlasiyla samimi bir röportaj olmuş 👏

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…