Varoluş Dergisi

UMUT

Sahilde sakin bir sabah. Martılar ince ayarlı uçuşlarıyla, serçeler dansçılara taş çıkaracak koreografileriyle meşguller. Köpüklü dalga sesi de cabası.

Sakin sabahın aksine Nazlı ve Deniz hızlı adımlarla yürüyorlar. Konuşmaya öyle dalmışlar ki, sabah şöleni inceden alınıyor. Bundan habersiz Nazlı hararetle anlatıyor da anlatıyor: “Dün gibi hatırlıyorum o günü. Hayatımın en berbat günlerinden biriydi. Hissi tarifi şöyleydi; yoğun hayal kırıklığı, bir tutam çaresizlik, biraz kayıp, bir taşım kaynatmalık da öfke. Abartmıyorum, eksiği var fazlası yok. Hal böyleyken, ben hislerimi gözlemlerken; içimde en masum suratıyla gülümseyen umutla karşılaştım.” Deniz’in suratı da benzer bir hal aldı, masum bir gülümsemeyle: ‘‘Ne güzel işte” dedi. Normal koşullarda bile öfkeli bir mizacı olan Nazlı, Deniz’in bu tatlı yorumu karşısında daha da hiddetlendi: “Güzel mi, şu yaşamımda başıma gelen her şeyin sebebi meğer bu bitmek tükenmeyen umudummuş, her şeyin suçlusu benim sürekli ummammış. Tüm hayal kırıklıklarımın altında o cılız, zayıf ve sürekli masum masum gülümseyen umut varmış.” dedi ve ne yazık ki biraz gözyaşı döktü.

Umut boşu boşuna bir hayalperest olma hali mi, yoksa insanoğlunun kurtarıcısı mı? Umut sözlüklerde “olması beklenen veya olacağı düşünülen şey, ümit” olarak tanımlanmakta. Bu bekleyiş bir zaman kaybı mıdır ya da kişiyi güdüleyen ve motive eden bir hal midir? Bu soruların cevaplarını spritüal ilimlere veya dinlere sorarsak alacağımız cevabı hepimiz biliyoruz. Bu bakış açısına göre umut erdemdir, hatta bazı ilimlerce tam tersi bir hal yani umutsuzluk Tanrı’ya isyandır. Peki bilim bu soruları nasıl cevaplıyor. Öncelikle kuramsal olarak incelendiğinde; umut “iyi olma duygusu veren ve kişiyi harekete geçmek için güdüleyen bir özellik” olarak tanımlanıyor.Araştırmacılar umudu duygusal ve bilişsel olmak üzere iki boyutlu olarak kabul ediyorlar.1 Duygusal boyutunu Syneder ve arkadaşları, şöyle açıklarlar: Umut kişide hedefi elde etmeyi isteme ve hedefi elde etmek için kendisinde güç hissetme halini duygusal olarak yaratır. 2 Umudun bilişsel boyutu ise; kişinin hedefleri elde etmede başarılı planlar yapabildiği ya da yapabileceği duyumuna denk gelmektedir.2 İşte temel bu iki özelliği ile umut genel bir hal olan iyimserlikten ayrılır.1 Basit bir duygudan ziyade, umudun dinamik bilişsel bir motivasyon sistemi olduğu unutulmamalıdır.2

Uzun bir sessizlikten sonra Deniz usulca sordu: Ya ummasaydın yani umutsuz olsaydın? Nazlı biraz kendini toparlamıştı, hiddeti gölgeye kaçmıştı, rahat bir nefesle: “Başlamadan vazgeçecektim belki, belki de hedef bile belirlemeyecektim kendime ne de olsa gücüm yetmez diyerek. Ve en önemlisi de yolda öğrendiklerimi kaçıracaktım.” Deniz “masum gülümsemesiyle” ayağa fırladı ve “Öyleyse yaşamın olduğu yerde, umut da vardır*” diye bağırdı. ( *Stephen Hawking anısına saygıyla)

 

Referanslar:

  1. Akman Y, Korkut F. Umut Ölçeği Üzerine Bir Çalışma Haccetepe Üniversitesi Dergisi;1993(9):193-202.

https://www.psychologytoday.com/us/blog/beautiful-minds/201112/the-will-and-ways-hope

Nukhet Serin

Nukhet Serin 19 Aralık günü Edirne’de doğmuştur. Marmara Üniversitesi Eczacılık fakültesinden mezundur ve eczacıdır. Hocası olan İsmail Bülbül’den aldığı Reiki uyumlaması sonrası Reiki pratiklerine devam etmektedir.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…