Varoluş Dergisi

SEÇİM YAPMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Hayat güzeldir, zengindir, heyecan verici merak uyandırıcıdır, seçimlerimizle şekillenir ve ilerler. Bir de acı vermese cennet gibidir hayat…

Bize acı veren durumların başında “belirsizlik” gelir diyerek geçen yazımda belirsizlik konusunda yazmıştım. Genel olarak; belirsizliğin üzerimizdeki etkileri, belirsizlikle olan ilişkimizi anlamamızın önemine değinmiş, belirsizliğin üzerimizde yarattığı korkudan bağımsızlaşmamızın sağlıklı seçimler yapmamız ve belirsizlik durumlarını aşmamız için ne kadar gerekli olduğunu belirtmiştim. Belirsizliği yönetebilmemizin bizi “dayanıklı” kılacağını ve dolayısıyla acıyla aramıza mesafe koyacağını, daha huzurlu ve dingin olacağımızı savunmuştum.

Yaşamak bir akarsuda kayığımıza yön vermeye çalışmak gibidir, suyun ne kadar süre dingin ve huzurlu bir şekilde muazzam yeşilliklerin arasından akacağı, ne zaman hızlanıp kabaracağı, dalgalanacağı, ne zaman birdenbire kayalıklar arasından çağlayarak gideceği veya bir şelaleye dönüp yükseklerden dökülüvereceğini bilemeyiz.  Bu hayatın bilinmezliğidir ve doğaldır. Hayat bilinmez olduğu için hayattır. Hayat böyle iken bizlerse acı çekmekten kaçındığımız için sürekli her şeyi kontrol etmeye çalışır, kendimizi güvende tutmayı isteriz. Hayat üzerindeki kontrolümüz ise seçim yapmaktan ve karşımıza çıkan sorunlara çözüm üretmekten veya olası çözüm alternatifleri arasında seçimimizi yaparak ilerlemeye çalışmaktan ibarettir.

Bu yazımda daha detaylı bir şekilde belirsizlikle baş edebilmek için nasıl sağlıklı seçimler yapabiliriz, sağlıklı seçim yapabilmek neler gerektirir konusu üzerinde duracağım.
Bir seçimin sağlıklı olması birçok şeyi gerektirir. Tabii ki öncelikle hukuka uygun olmalı, topluma karşı olan sorumluluklarımızla ters düşmemelidir. Yapılan seçimin kişinin kendi değerleriyle uyumlu ve bu değerlere hizmet etmesi gerekliliği bunu takip eder. Kişinin bu gereklilikleri göz önünde bulundurmadan yapacağı seçimler huzur değil, tereddüt ve endişe yaratıp kişiyi yeni seçimler yapmakla yüz yüze getirecektir. Öyleyse seçim yaparken zorlanmamızın veya yaptığımız seçimlerden aradığımız mutluluk ve huzuru bulamamamızın en temel nedeni çoğunlukla kendi değerlerimizi bilemememiz, yani kendimizi tanımamamızdır.

Kişi kendi değerlerini genellikle bildiğini var sayar, ancak her konuda olduğu gibi bunu bilmek de emek ister, önce niyet etmek sonra da merakla bir miktar kendine bakışı gerektirir.

Neler olabilir bu değerler? Öncelikle pozitif ve sizinle ilgili olmalı, üçüncü şahıslarla bağlantılı olmamalıdır. Örneğin, “haksızlığa uğradığında intikam almak” bir değer olamaz. “Adalete bağlılık, adalet istemek (herkes için) ” ise bir değerdir. Aşağıda bir başlangıç olması açısından bazı değerleri sizlerle paylaşıyorum:

– Öğrenmek ve gelişmek

– Öğretmek ve desteklemek

– Özgür olmak

– Adil olmak

– Dürüstlük

– Liderlik yapmak

– Üretmek

– Yaratıcı olmak

– Alkışlanmak

– Başarılı olmak

– Güvende olmak

– Macera yaşamak

– Aile olmak

– Sevmek

– Sevilmek

– Konfor

– Eğlenmek

Bu listeyi kendinize göre geliştirebilirsiniz. Oluşturacağınız değerler listesinde sıralama da seçimlerinizde önemli olacaktır. Kendimden örnek verirsem benim en üst değerim öğrenmek ve gelişmek. Dolayısıyla geliştiğimi hissetmediğim bir yerde kalmam mümkün olamıyor, asgari maddi güvence koşullarını sağladığımı fark ettiğim anda beni geliştirmeyen ortamı terk ediyorum, yani bol parayı elimin tersiyle itebiliyorum. Güzel olan tarafı bunu yaparken hiçbir şüphe ve pişmanlık duymuyorum, duygusal olarak çalkalanmıyorum, çünkü kendimi tanıyorum.

İnsanın değerlerinizi bilmesi ona sadece seçim yapmakta yardımcı olmakla kalmaz, karşılaştığı olaylarla ilgili algısını ve yorumunu da daha sağlamlaştırır. Olayların içinde kaybolmamasını ve olaylar karşısında tereddütsüz ne cevap vereceğini, ne tepki göstereceğini bilmesini sağlar, iç çatışmalarından kurtulur. Davranışları için pişmanlık duymaz suçluluk hissetmez. Çünkü kendini, yani değerlerini bilmektedir ve davranışlarını bilinçli bir şekilde seçer. Bu rahatlığa kavuşabilmek için değerlerinizi belirlemeniz esastır.

Gelecek ay, ‘Kişisel Almak’ konusu üzerine  yazımda buluşmak üzere sevgiyle kalın.

 

 

Cemile Aslı Yılmaz

Add comment

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…