Varoluş Dergisi

RÜYADA BADE İÇME VE ŞAMANİZM-2-

Bir önceki sayıda bu başlık altında, Türk Halk Edebiyatı’ndaki Badeli Aşıklar hakkında detaylı bilgiler vermiştim. Şimdi ise bu yazı dizisinin son bölümü olan ‘Şamanizm’ ile bade içme hadisesinin benzerliklerinden bahsedeceğim.

İslamiyet öncesinde yani Şamanizm döneminde de ‘ozan’ geleneği vardı. Bu kişilere Şaman veya Kam denilirdi. Daha çok dini törenleri yöneten kişilere ‘Kam’ denilirken, ‘Şamanlar’ ise hastalıkları iyileştiren, çılgınlıkları ve sara hastalıklarını yatıştıran, hastalara ilaç yapan, kötü ruhları kovan, ruhlarla iletişime geçen, ölülerin arkasından ağıtlar yakan kimselerdi. İlaç yapıp hastalıkları tedavi ettiklerinden dolayı ‘Otacı’ olarak da anılırlardı.

Şamanlar ‘Ayahuasca’ denilen, özel bitki karışımından oluşan bir çay içerek ruhsal alemle iletişime geçerler ve hastaların şifalanması için bilgiler alırlardı. Bir bakıma bu çaya ‘bade’ diyebiliriz. Dolayısıyla İslamiyet sonrasındaki bade içme geleneğinin, şaman kültüründeki ‘ozan’ geleneğinin devamı niteliğindedir denilebilir.

Şamanların ruhlarla iletişime geçmeleri ile ‘Aşıkların’ (ozanların) bade içme  hadiseleri arasında bazı benzerlikler vardır. Bunlar;

1- Şamanlar genellikle orman, mağara gibi toplumdan uzak yerlerde ruhlarla iletişime geçerlerdi.

Hatırlarsanız geçen ayki yazımda Badeli Aşıklar da bade içme hadisesine ıssız yerlerde, pınar başlarında, namaz kılıp yattıktan sonra, bir dert sıkıntı içindeyken, kutsal bir mekanda ve kutsal bir kişi ile görüştükten sonra uğradıklarından bahsetmiştim.

2- Şamanlar ruhlarla temasa geçtiklerinde veya kötü ruhları kovaladıklarında, tıpkı Badeli Aşıkların bir kısmında olduğu gibi kendilerinden geçer, ağızlarından köpükler gelerek bayılırlardı.

3- Şamanların trans haline girmeleri ve bu halden uyanmaları ile bade içen aşıkların bade sonrası uyanma halleri arasında da ciddi benzerlikler olduğunu söyleyebiliriz.

4- Şamanlarda da tıpkı Badeli Aşıklarda olduğu gibi bu baygınlık/trans hali, günler sürebiliyordu. Aslen bu trans haline ‘kimliksizlik hali’ de denilebilir.

5- Badeli Aşıklar iradeleri dışında bade içme hadisesini yaşıyorlardı. Şamanlar da iradeleri dışında görevlendirilen kişilerdi.

Tüm bu bilgilerden sonra sonuç olarak şöyle diyebiliriz; Rüyada bade içirilerek manevi alemle iletişim ve ruhsal bir uyanış gerçekleşebildiği gibi, ‘bade’ diyebileceğimiz özel bir bitki karışımının (Ayahuasca Çayı gibi) dışardan takviye yapılarak alınabileceği ve benzer etkiyi sağlayabileceği aşikardır.

Aslında şamanların içtiği Ayahuasca çayının günümüzde halen bir seramoni şeklinde içilip deneyimlendiğini söyleyebilirim. Bu çaya yöneliş sebeplerinin en başında ise, madde dünyasına sıkışıp kalmış olan insanların bunun sonucu olarak kendini kayıp ve mutsuz hissetmesi, dolayısıyla da kendi içsel yolculuğuna çıkıp kendi gerçeğini merak etmesi geliyor. Böylece manevi boyutu deneyimleyerek arınma, yüzleşme hatta ruhsal bir uyanış sağlanabiliyor. Fakat bu çay deneyiminin belirli riskleri olduğunu da söylemeliyim. Ayahuasca çayıyla ilgili detaylı bilgileri bir sonraki yazımda okuyabilirsiniz. 

Seda Uğur

1979 Ordu doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Giresun’da tamamladım. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Optisyenlik Bölümü mezunuyum. Ayrıca Anadolu Üniversitesi Sosyal Hizmetler Bölümü mezunuyum. Dokuz yıl önce yolum Reiki ile kesişti ve Reiki 3a uygulayıcısıyım. Halen bir optikte mesul müdür olarak da çalışmaktayım. Amatör olarak tiyatroyla ilgileniyorum. Yazmaktan da büyük keyif alıyorum. 17 yaşında Batuhan isimli bir oğlum var.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…