Varoluş Dergisi

Ne ki Bu Reiki?

Bilgi sahibi olup inananlar, bilgi sahibi olmadan inananlar, bilgi sahibi olup inanmayanlar, bilgi sahibi olmadan inanmayanlar, bugünkü sohbetleri için konu olarak Reiki’yi seçmiş,  birbirleri ile fikir alışverişi yapıyorlarmış.

 

Yargısız 1:

Belimde yıllardır geçmeyen bir ağrı var, içmediğim ilaç, denemediğim tedavi kalmadı. Geçenlerde bir dergide Reiki diye bir şey okudum, ağrılara, sızılara, hatta tüm sıkıntılara iyi geliyormuş. Bir fikri olan var mı, deneyen falan?

 

Yargısız 2:

Evet evet ben de duydum, bizim komşu teyze başladı, kadının psikolojik sıkıntıları vardı. Yazık, kadın çok sıkıntı yaşadı, çok dert çekti. Şimdi görsen hayata bağlandı, yeniden doğdu kadın resmen.

 

Önyargılı 1:

Yahu saçmalamayın kandırıyorlar insanı, basbayağı para tuzağı bu işler. Enerji veriyormuş da, iyileşiyormuşsun da, bir de kendi kendini iyileştiriyormuşsun. Yani akıl var mantık var, tıp niye var kardeşim o zaman? Görmüyoruz ya nasılsa, somut bir şey yok, verdim de, yolla, al parayı, oh ne güzel iş!

 

Önyargılı 2:

Kesinlikle katılıyorum. Eskinin üfürükçülerinin modern hali bence de. Bir de afilli olsun diye Japonca isim bulmuşlar. Milleti iyileştireceğim diye kandırıyorlar işte.

 

Önyargılı 3:

Aman bir de şekilleri falan var onların, pardon pardon enerji yüklü sembolleri 🙂 Onları avuçlarına çiziyorlar, neydi şokuri mi pokirey mi ne. Çizince enerji akıyormuş, eller ısınıyormuş falan, ne oluyorsa ısınınca acaba?  Bizim bir tanıdık yapıyordu da gülmemek için zor tutuyordum kendimi valla.

 

Olumlu önyargılı 1:

Niye ya, ben inanıyorum öyle şeylere. Enerji diye bir şey var bence. Siz de inanırsınız aslında da, sizi ismi rahatsız ediyor, bu şeyin adı Reiki değil de Şifa ül Allah olsaydı koşa koşa giderdiniz çoğunuz, iyileşeceğim diye.

 

Yargılı 1:

Yok benimki inanmama değil. Geçen gün bir arkadaşım sana Reiki yapayım dedi, yap dedim, kıramadım kızı, ne diyeyim artık? Uzandım yatağa, şimdi sıcak olacak dedi, oldu, şimdi soğuk olacak dedi, üşüdüm, boğaz bölgende enerji tıkanması hissediyorum, o bölgede bir sıkıntın var dedi, hakikaten de tiroid çıktı bende. Ondan sonra daha inandırıcı geldi bana. Geldi gelmesine de, eee? Ne oldu yapınca anlamadım, yani gereksiz bir şey bence de.

 

Önyargılı 4:

Aman korkarım ben öyle şeylerden, ben de birinden duydum, cinlerle falan iletişim kuruyormuşsun, aman mazallah çarparlar falan. Ben inanırım öyle şeylere, uzak durun siz de Allah korusun. Dinden bile çıkarsınız valla, bulaşmayın öyle şeylere. Din midir, tarikat mıdır belli değil. Hem elin ateist Japonu ne anlasın ilahtan, Allah’tan.

 

Meraklı 1:

Evet evet ben de baktım internette bir Japon bulmuş. Zaten Japonca’da evrensel yaşam gücü enerjisi demekmiş, yaşam enerjisiymiş bu reyiki denilen. Hobi arayanlara yeni meşgale işte bence de.

 

Önyargılı 5:

Ahahaha, ya uçmuş onla uğraşanlar, kafayı yemişler. Hepimiz enerjiymişiz zaten, öyle diyorlar! Titreşimmişiz biz zaten, yokmuşuz hatta. Tövbe tövbe, adamı günaha sokar bunlar. Yahu yoksam, aynaya bakınca gördüğüm kim acaba?

 

İlgisiz 1:

Ben bir spor dalı sanıyordum Reiki’yi valla, Japonlar yapıyor ya hani, bir uzakdoğu sporu. Enerji miymiş?

 

Reiki hakkında bilinen yanlışlar, bir ortamda oturunca konuşulanlar, genellikle bunlara benzer cümlelerdir. Çoğuna bizzat şahit olduğum bu konuşmalarda siz de fark ederseniz Reiki hakkında herhangi bir bilgi veya deneyim sahibi olmadan veya konu komşudan, internetten bilgi edinilerek bir yorum/yargı geliştiriliyor ve buna göre Reiki reddediliyor veya kabul ediliyor. Yani kişilerin inanışına göre Reiki’nin varlığı değişiyor. Ancak bir inanç sistemi, hatta bazılarınca din sanılan, yaşam enerjisi olarak tercüme edilerek iki kelimeyle sınırlandırılan Reiki’nin varlığı aslında inançla değişmiyor. Peki Reiki ne anlama geliyor? Kelime anlamı olarak Reiki, genel olarak bilindiği gibi yaşam enerjisi değil, ilahi aydınlanma, ilahi kaynaktan gelen saf nur anlamına geliyor. Örnekle açıklarsak,  “sıcak” kelimesi sözlükte “ısısı yüksek olan, soğuk olmayan” olarak tanımlansa da, sıcak hissini kendiniz deneyimleyince, sıcağı algılayınca anlıyorsunuz, aa sıcak bu demekmiş diyorsunuz ya, işte saf nur dediğimiz Reiki de böyle bir şeydir. Yani zihne dayalı kelime anlamı değil, sezgiye, kalbe dayalı manası önemlidir (bundan dolayıdır ki bir saatlik Reiki şifa seansı ağrılarınızı geçirdiği halde, Reiki’nin ne olduğunu anlamanıza yetmez). Onun için tanımında kullanılan nur, aydınlanma kelimeleri de öyle somut bir ışık gelmesi, parlamalar olması, ampuller yanması şeklinde de değil, farkındalıkların artması ile aydınlanma anlamına gelmektedir. Reiki uyumlanması ile, saf ilahi kaynakla kişi arasında (bütün ile parça arasında) enerji alışverişini sağlayan çakralar tamamen açılır ve kişinin aura katmanları (kişiyi haleleyen enerji katmanları) temizlenir. Fiziksel bedenle, aura arasında bulunan bu çakralar; zihnimize yaptığımız yüklemeler sonucunda zihnin gelişmesi, zihnin bize kendimizi özümüzden ayırarak parça olarak algılatması sonucu oluşan benliğimizle birlikte şekillenen düşünce kalıpları, yargılar, etiketlemeler, yaşanan travmalar, bastırılan duygular sonucunda tıkanır, aura kirlenir. Yani Hz. Mevlana’nın hakikati fark etmeye engel dediği kir, pas oluşur.  İşte Reiki, bu kir-pası temizler. Arınma denilen bu soyut temizliği, sihirli değnek değmiş gibi bir anda değil, yavaş yavaş, farkındalıklarınızı arttırarak,  sizi kendinizin farkında oldurarak yapar. Yıllardır içinizde olan öfkeler, nefretler, acılar, kırgınlıklar, bedeninizdeki fiziksel bir takım rahatsızlıklar, yoğun olarak Reiki’ye uyumlanma sonrasındaki 21 gün ve 3 ay içinde sizden birer birer, sonrasında yavaş yavaş, tamamen uzaklaşır. Uzaklaştıkça bilinciniz yükselir, bilinçaltınız temizlenir, sezgileriniz kuvvetlenir, sorularınız cevaplanır, neden’lerin, niçin’lerin anlamları açılır, farkındalıklarınız artar. Farkındalığınız arttıkça bunların hepsinin zihnin zanları olduğunu, sonrasında zihni, zihnin ne demek olduğunu anlarsınız. Zihninizi tanıdıkça kendinizi tanımaya başlar, var ettiğiniz kendinizde yok olmaya başlarsınız. Fark ettiğinizi fark edersiniz. Bence Reiki’nin esas yönü de bu mistik/ilahi yönüdür. Çünkü size hakikat yolu için kapıyı açar, siz de keyifle bu yolda yürümeye başlarsınız.

Bir de Reiki’nin toplumda tercih nedeni olan şifa yönü vardır. Pozitif, bilinçli bir enerji sistemi olması sebebiyle kişide hangi niyet için uygulanırsa o yönde şifa vermektedir. Yüzyıllar öncesinden beri uygulanan elle şifa verme yöntemi ile fiziksel, psikolojik ve zihinsel tüm sıkıntılar şifalanabilmektedir.

Sizler de ister depresyonda olun, ister mutlu olup kendinize yeni bir heyecan arayışında olun, ister panik atak sahibi olun, ister parasını harcayacak yer bulamayıp “Bir hobim olsun” diyenlerden olun, ister borç batağında olup çare arayanlardan olun, ister bol sıfırlı banka hesabınıza dahasını da katmak niyetinde olun… İster inanın, isterseniz inanmayın. Sebebi ne olursa olsun, Reiki ile tanışın, sahteyi bırakıp, gerçek huzura yolculuğa başlayın.

Reiki hakkında detaylı ve doğru bilgi almak isterseniz, benim bu yazımda da kaynak olarak kullandığım, Hocam İsmail Bülbül’ün “Reiki İlahi Aydınlanma” kitabını okumanızı tavsiye eder, sevgiyle kalmanızı temenni ederim.

Emine Nalçacı Maviş

4.10.1984 tarihinde Ankara da doğdum.İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara da tamamladım. Lisans eğitimimi 2007 yılında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nde bitirdim. 2010 yılında aynı üniversitede Pedodonti (çocuk diş hekimliği) alanında yüksek lisansımı tamamladım. Sonrasında Boyabat Devlet Hastanesi (2010-2013), Düzce Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (2013-2014) ve Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde (2014-2015) çalıştım. Şuan Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde diş hekimi kadrosundayım. Evli ve bir kız çocuğu annesiyim. Düzcede ikametim sırasında yakın bir arkadaşım vasıtası ile reiki eğitimine başladım. İstanbul’a geldikten sonra da Reikiokulu ile tanıştım ve hayatımı değiştiren reiki de 3b öğretmen aşamasına gelerek Reiki başta olmak üzere spiritüel alanında kendimi geliştirmeye başladım. Kitap okumaktan ve el işleri yapmaktan hoşlanırım.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…