Varoluş Dergisi

KENDİME GİDEN YOL

Bir bardak su istedim üst komşumuzdan. Dilim damağım öyle bir kurumuş ki, getirdiği bir bardak su dünyanın en güzel içeceği, getiren komşuda o an benim kahramanım gibi olmuştu. Suyu bitirdikten sonra, su her zamanki su, kahramanım gözümde normal birine dönüşmüştü.

İnsan doğası gereği önce temel ihtiyaçlarına odaklanır. Barınma, yeme, içme gibi temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra ihtiyaç döngüsü değişir.

20.yüzyılda yaşamış Rus asıllı psikolog Abraham Harold Maslow ‘un bu konu üzerine çalışmaları olmuştur. Maslow ihtiyaçlar üzerine bir piramit ve teorem oluşturmuştur. Kendi adını taşıyan teoreminin, en alt basamağı fiziksel güdülerden başlayıp, psikolojik güdülere doğru ilerlemektedir.

 

Maslow’un teoremine göre piramidin alt basamaklarındaki ihtiyaçlar belli bir doyuma ulaşmadan bir sonraki basamakta kişinin gerilimi ve huzursuzluğu devam edecektir.

Fizyolojik ihtiyaçlar, yeme, içme, yaşamsal devamlılık gibi konuları içerir. Kişinin hayatta kalma ile ilgili temel ihtiyaçları bu basamaktadır. Bu basamak için Maslow’un aşağıdaki sözleri, tek cümlelik özet gibidir.

“Karnı aç bir insan için beşinci sınıf bir çorba, birinci sınıf bir yağlıboya tablodan daha değerlidir.”

Güvenlik ihtiyacı,  İçgüdüsel olarak kendimizi korumak, güvenli ve emniyette hissetme ihtiyacımızı ifade eder.  Aynı zamanda olaylar karşısında çözüm üretmemiz, cesaret kazanmamız ve kendimizi ifade etmemiz bu ihtiyacımızın doyumu için önemlidir.

Ait olma ve sevgi ihtiyacı, fiziksel basamaklar belli ölçüde doyuma ulaştıktan sonra çıkan ihtiyaç halidir. İnsan olarak hepimizin sosyalleşme, kabul görme, sevgi, iletişim, bir gruba ait olma gibi temel istekleri vardır. Bu basamakta bir grubun içinde yer alma, arkadaşlık vb. durumlara ait ihtiyaçlarımız karşılanır.

Değer  ihtiyaçları, bir önceki  basamakta kurulan bağlar ve bu bağların gelişimi ile birlikte kişinin  kendine güvenin gelmesi, bulunduğu ortam, grup veya toplumda saygı görme ihtiyacı şeklinde ortaya çıkar. Bu ortaya çıkan ihtiyaç ile birlikte kişi kendi öz benliğini ve kendi içindeki  özsaygıyı keşfedecektir.

Kendini gerçekleştirme ihtiyacı, bu aşamada kişi kendi mevcut potansiyelini ve yeteneklerini keşfetmiş ve bunları uygulamaya başlamıştır. Tüm basamakları belli bir olgunluğa erişmiş, farkındalıklı bir birey haline dönüşmüştür.

Tabi ki birçok bilim adamının çeşitli görüşleri vardır ve her bilginin kendi içinde değişkenlendiği ve sabit bir doğrusu yoktur.

Her toplumun ve her bireyin ihtiyaç piramidinin gelişimi farklıdır. Refah seviyesi yüksek ülkelerde bireylerin, fizyolojik ve güvenlik ihtiyacı rahatça giderildiğinden, kişilerin ilgi alanları, özgüvenleri ve birey hissetme güdüleri, refah seviyesi düşük ülkelere daha fazla gelişmiştir. Temel piramit basamaklarını aşmış ülkelerin en iyi yaptıkları şeylerden biri kaynaklarını iyi kullanmalarıdır.

Refah seviyesi düşük ülkelerin kaynaklarını değerlendirme konusunda yetersiz olmasının birçok sebebi vardır. Bunlardan biri baskıdır. Çocukluktan itibaren öğretilen doğrular(!) ile birlikte tertemiz zihinler yaratıcılıklarını unutmaya başlar. Yerini umutsuzluğa, kısır döngülere, değersizliğe, değişime kapalılığa bırakır.

Baskı ve Yaratıcılık madalyonun iki yüzü gibidir. Birey, öncelikle hayatının gidişatında bir sorun olduğunu düşünüyorsa, kendi çocukluğundan itibaren öğrendiği ve doğru sandığı, onu yavaşlatan olguları terk etmeye niyet etmelidir.  Bu niyet kişinin hayatında onu geri dönemeyeceği engebeli yollardan geçmesini sağlayabilir. Karanlık sularda yüzmesini isteyebilir fakat mükafatı da doğal olarak artacaktır. Bu yola giren kişi özgürlük duygusunu tatmaya başladıkça artık eski yaşantısına dönmek istemeyecektir.  Bu yolda çektiği sıkıntıları birer lütuf olarak algılayacak ve aynı durumu yaşayan insanlara da yön gösterecektir.

Zaman geçtikçe unuttuğu öz benliği ile bağlantı kurup, yaratıcılığını tekrar kazanacak ve içindeki yaratıcı ile tanışmış olacaktır.

Her şeyin niyetle başladığına değinmiştik. Niyet ederken soru sormak niyetin şekillenmesine çok yardımcı olur. Sorduğumuz sorulara, birden fazla cevap alabiliriz. Herkes için en doğru soru özgün ve biriciktir.

Bugün yaşadıklarımla beraber içimden yükselen soru ‘Ben Kimim? ‘ oldu..

Bu yazıyı okuyan siz güzel insanlar, bugün kendinize hangi soruyu sorardınız? Cevabı için çok düşünmeyin. Aklınıza ilk gelen cevap genelde en doğru cevaptır.

Hepimizin yolu açık olsun.  Işıkla dolsun.

Kaynaklar:  https://www.makaleler.com/maslow-teorisi-ve-ihtiyaclar-piramidi

 

 

 

 

 

 

 

 

Esra Yılmaz

1987 Ankara'da dünyaya geldim. İlk ve ortaöğrenimimi Ankara'da, Lisans eğitimimi Muhasebe ve İşletme üzerine İstanbul'da tamamladım. Halen İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne devam etmekteyim. 2009 Yılında reiki ile 2011'de de İsmail hocamla tanıştım. Reiki 3 a aşamasındayım. Kendimi tanıma evresini yaşarken insanlara faydalı olabilmek amacındayım.

1 Yorum

  • Genel olarak bir yorum yapmak gerekirse bir kitap yazma zamanin gelmis varolus dergisi siz yazar arkadaslara kendinizden yola cikarakokurlariniza faydasi oldugunu dusundugum anlatimlarinizi sunma imkani vermis herbirinize basarilar diliyorum.

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…