Varoluş Dergisi

ZİHNİ FARK ET İLLÜZYONU KEŞFET

Hayat her anında aslında keşiflerle ve mucizelerle dolu.. Bunu zihni fark ettiğinizde gözlemlemek hayat algınızda neşe yaratıyor diyebilirim.

Yapabileceğinize eminim, bunu başarmak bunu fark etmek için buradasınız çünkü. Sihirli bir güce sahip olmanız gerekmiyor. Sadece gerçekten istiyorsanız sürekli denemeler yapmanız gerekiyor. ‘Peki nasıl yapabilirim?’ diyorsanız,  basitçe yaşamdan örnekler vererek anlaşılır duruma getirebiliriz.

Örnek 1:

Hayatınızda süreklilik hali almış sizi sıkan, sinirlendiren, üzen, kısaca negatif duygular hissettiren kişiler vardır. Öncelikle bunları not alın. Bu kişiler kardeşiniz, anneniz, iş arkadaşınız veya eşinizin bazı durumları bile olabilir.

Bir arkadaşınız var diyelim ve  her sizi yakaladığında yaptığınız bir işi eleştirmekten geri kalmıyor olsun. Onu gördüğünüzde bile geriliyor, negatif bir ruh haline bürünüyorsunuz. İşte bu noktada kendinizin farkına varın. Zihin sizi bu noktada yakalamış ve siz fark etmedikçe, bu mizansen böylece sürüp gidecek bunu bilin. Yani arkadaşınız sürekli canınızı sıkacak;  fakat bu durum değişebilir, siz kendinizi fark ettiğinizde..

Durumlar yaşanırken negatif duygunuzun farkına varın öncelikle. ‘Evet, o gelip benimle konuştuğunda sinirlerim geriliyor ve sinirleniyorum’  gibi. Sonra bilin ki bu duygu zihin tarafından sizin için gündeme geliyor. Zihin çok kolay bir yöntem bulmuş ve sürekli bu şekilde sinirlendiriyor sizi. Sizin yapmanız gereken ikinci adım olarak, zihne ters köşe yaşatmak. Sizin sinirlenmenizi bekleyen bir zihin var. O zaman zihni şaşırtmanız lazım. Her zaman verdiğiniz tepkinin tam tersini verdiğinizde, onu şaşırtmış olacaksınız. Belki daha önceden siz  sinirli sinirli, ‘Hayır öyle değil böyle doğru!’ şeklinde bir tepki veriyordunuz. O zaman zihni şaşırtmak için ‘Aa doğru söylüyorsun hemen öyle yapayım. İyi ki varsın! Teşekkürler.’ demeniz gerekecek. Siz bu tepkiyi verdiğinizde zihni tamamen şaşırtmış olursunuz. Mizansen bozulur ve  yeni bir sahne kurgulanmaya başlar. İşte değişen bu yeni mizanseni gözlemlemek, sizin için ilizyonu keşfetmek demek olur. Siz bu durumla alakalı zihni yakalamış ve farkına varmış olursunuz. Bununla birlikte bu yaşamış olduğunuz durumu  değiştirmiş ve ilizyonu görmüş olursunuz.

Örnek 2:

Bazı insanlar size olmadığınız durumları, sanki siz öyleymişsiniz gibi yaşatmak konusunda ısrarlı olurlar. Sizi tanımadan sizle ilgili bir düşünceyi size kabul ettirmeye çalışırlar. Mesela; müdürünüz size onun kölesi olduğunuz düşüncesini sizi aşağılayarak hem sözleri ile hem davranışları ile gösteriyor olabilir. O durumda içinizde belki öfke, belki nefret, belki de daha başka bir negatif duygu yaşıyor olabilirsiniz. Sizin içinizdeki öfkeyi, nefreti gören zihin çok büyük bir zafer kutluyordur, emin olabilirsiniz. Her seferinde hissettiğiniz bu negatif duygulardan usanmadınız mı? 🙂 O zaman yapmanız gereken şey, zihni şaşırtmak olmalıdır. Zihin bu durumla alakalı sizden hep şunu duydu. ‘Bu adamdan veya kadından nefret ediyorum, öfkem içimde patlıyor.’  Bir defa şunu deneyin. ‘Evet müdürüm, siz iyi ki varsınız. Ben pek becerikli değilim. Sizin sayenizde fark ettim, teşekkür ederim ve bu kavrayışınız içinde sizin kişisel duruşunuza hayranım.’  Bu cümleyi ister inanarak, ister inanmayarak söylediğinizde zihin bunu duyacak ve sizi bu mizansenle öfkelendiremediğinin farkına varacaktır. İşte sizin için hayatta asıl önemli an budur. Çünkü bunu deneyimleyerek aslında siz yaşadığınız negatif durumu değiştirmiş olacak ve zihni fark edecek, ilizyonu çözmüş olacaksınız.

Örnek 3:

Bazı insanlar da ister farkında olsun, ister olmasın etrafına negatif enerji dağıtarak beslenirler. Mesela sabah sabah,  ‘Ay size ne oldu böyle çok zayıflamışsınız.’  veya bir konuda haklısınızdır ‘Hayır sen haksızsın.’, ‘O onu yapamaz, anlamaz …’ durup dururken bir anda ortaya çıkarlar. 🙂 Aniden negatif bir duygu içine girersiniz. O negatif enerjiyi kabul etmemeniz, hemen zihni fark etmeniz benim size naçizane tavsiyem olur. ‘Hayır, ben gerçekten çok iyiyim. Bugün çok enerjik ve sağlıklı hissediyorum veya her işin bugüne kadar üstesinden geldim. Başarılı bir insanım ben.  Kesinlikle haklı olduğumu düşünüyorum.’  şeklinde net tavır oluşturmanız gerekir. Bu şekilde zihni şaşırtırsanız,  durumu değiştirmiş olur, güne daha pozitif devam edebilirsiniz..

Hayat her anında aslında keşiflerle ve mucizelerle dolu.. Bunu zihni fark ettiğinizde gözlemlemek hayat algınızda neşe yaratıyor diyebilirim. ‘Her an zihni yakalayabiliyor muyum?’ sorusuna kesinlikle hayır cevabını vermeliyim. ‘Zihni ve bu içinde bulunduğumuz alemin, ilizyon olduğunu sadece bu şekilde mi anlarız?’ sorusuna ise ‘Hayır’ cevabını verirdim. Aslında birçok yöntem vardır ama size sadece birkaç örnek yöntem söyleyebilirim. Çünkü bildiğim sadece birkaç yöntem var. 🙂 Bir başka yöntem de reiki de semboller.. Sembolleri kullanarakta aynı sonuca ulaşmanız mümkün. Reiki ile deneyimleyeceğiniz her çalışmanın, titreşiminin oldukça fazla olduğunu ve bu yüzden de çok etkili olduğunu düşünüyorum. Yine bir başka yöntem de olumlamalar.. Kendinizde oluşmasını istediğiniz özellikleri, olumlama yaparak kendinizde oluşturabilirsiniz. Mesela, ‘Ben değerliyim’ olumlamasını her gün en az 21 defa söyleyin ve bunu 21 gün sürdürün. Bu çalışmayı reiki ile yaparsanız çok daha yoğun bir etki hissedeceğinizi düşünüyorum. 21 günün sonunda kendinizi çok değerli hissedeceksiniz ve bu sadece size yansımayacak, başkaları da sizi değerli bulduğunu ifade edecektir. Bu da büyük bir değişimdir. Öyle değil mi? Eskiden değerli bulunmayan siz, bir anda değerliye dönüşmüş oluyorsunuz. Peki bu nasıl oluyor? Zihin değiştiğinde, onu olumlu kodladığınızda önce siz değişiyorsunuz, sonra etrafınız.. İşte bu da gözlemleyebileceğiniz bir zihin oyunudur. Bu da bir ilizyondur aslında.. Bahsettiğim çalışmaları düşününce tüm deneyimlerimden öğrendiğim ve uyguladığım şey şu ki; ilizyonu değiştirebiliyorsunuz.

Size de mutlu keşifler dilerim.

Harika Ertuğrul

9.5.1978 Adana doğumluyum. Hayatımın 30 senesi istanbulda geçti. İTÜ Fizik Mühendisliği ve ardından Marmara Üniversitesi fizik öğretmenliği tezsiz yüksek lisansını tamamladım . Bir süre dershanelerde öğretmen olarak sonra da özel okullarda öğretmen olarak 10 yıl çalıştım. Evliyim 3 yaşında bir kızım var ve zamanımın büyük kısmını kızımla geçirmekteyim. Reiki masterıyım ve tüm spirituel konularla ilgiliyim. Çocukluğumdan buyana içimdeki merakla boğuşmakta, merak ettiğim herşeyi araştırmakla ve yaşamakla meşgulüm :)

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…