Varoluş Dergisi

HOŞGÖRÜ ANAHTARI

Hoşgörü demek, bir insanın başka insanların düşüncelerine, yaşam tarzlarına, dinlerine, dillerine, hareketlerine ve daha bunun gibi birçok duruma duymuş oldukları saygı ve sevgi anlamına gelmektedir.

Hiçbir insan aynı düşüncelere sahip olmak zorunda olmadığı gibi aynı şekilde yaşamak durumunda da değildir. Her insan özgür bir bireydir ve insanların yaşam tarzları arasında küçük ya da büyük bir takım farklılıklar olabilir. Her insan birbiri ile hoşgörülü bir ilişki halinde olmalıdır. Hatta kimi zaman insanlar hata yaptığında da, insanların hata yapabileceklerini ve bunun normal olduğunu düşünerek hoşgörülü olunması doğru bir davranış olarak kabul edilir.

Bir insanın çevresindeki insanlara karşı hoşgörülü ve bağışlayıcı bir tavır ile yaklaşması, o insanlar arasında güven oluşturur. Güvenin olduğu yere ise sevgi ve saygı kendiliğinden gelir. Her insan birbirinden farklıdır ve bu yüzden her insan farklı hatalar yapabilir. Bu durumun bilincinde olarak her insanı anlamaya yönelik olunmalıdır. İnsanların inançlarına ya da düşüncelerine saygı duymak hoşgörülü olmak ile yakından alakalıdır. Osmanlı Devleti zamanında hoşgörülü, güler yüzlü, yardımsever gibi davranan insanlar alim olarak görülmüştür. İnsanlar arasında ilişkilerin kuvvetlendiği gibi ülkeler arasında da aynı şekilde bağlar kuvvetlendirilir.

Bu konuda araştırmalar yapan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bireylerin çevreyle ve kendileriyle olan ilişkilerinde hoşgörülü davranmalarının onları hem mutlu ettiğini hem de başarıya ulaştırdığını açıklamıştır. Hoşgörüde en önemli nokta “ölçülü tutum” olduğunu belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kişinin duygularını bastırmak ile hoşgörülü olmayı birbirine karıştırmaması gerektiğinin altını özellikle çizmektedir. Hoşgörü, karşı tarafın her dediğine “evet” demek değildir. Hoşgörü ve diyalog birbirini tamamlayan kavramlardır.

Burada bir ikilem, bir paradoks varmış gibi gözükmektedir. Bu konuda Voltaire’in “Söylediklerinizden nefret ediyorum, ancak onları söyleyebilme hakkınızı savunmak için hayatımı vermeye hazırım!” söylemi yukarıdaki hoşgörü ikilemini çözmeye yardımcı olacaktır.  Bu söylem, özgür düşünce savunusunun yanı sıra, toplumsal çeşitliliğin, toplumsal uyuma kıyasla önceliğini de beraberinde getirmektedir. “Bunu senden hiç beklemiyordum” veya “Bunu sana hiç yakıştıramadım” benzeri söylemler dahi, kişinin hoşgörü ortamından ne kadar uzak olduğunu göstermektedir.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan‘a göre, ‘‘Hoşgörünün karşıtı, katı olmaktır. Katılığın arkasında ise yine benmerkezcilik yatmaktadır.” Benmerkezcilikte düşünce katılığı söz konusudur. Düşünceler esnek olmadığı için de kişi karşı tarafı değil, kendi istek ve beklentilerini ön planda tutar. Muhatabının hatalarını görmezden gelemez. Hoşgörü, karşı tarafa hata yapma hakkı tanımaktır. Bir insanın her zaman haklı olması mümkün değildir; hoşgörü kişinin diğer insanların çıkarlarıyla kendi çıkarları arasındaki dengeyi kurması ve diğer kişilere inisiyatif, söz hakkı verebilmesi demektir.

Belli sınırlar dâhilinde insanların hatalar yapabileceğini, toplumda yaşamanın bazı özveri ve anlayışları gerektiğini düşünerek yaşamımızı sürdürürsek kendimizi üzmemiş oluruz. Çevremizi daha çok sever ve daha mutlu oluruz.

Hoşgörülü olabilmek, hoşgörülü kalabilmek dileğiyle.

 

Kaynaklar,

http://www.derszamani.net/birbirinize-karsi-hosgorulu-ve-bagislayici-olmaniz-arkadaslik-baglarinizi-guclendirir-mi.html

http://www.womenshealth.com.tr/mutlu-ve-basarili-olmak-icin-hosgoru-lazim/

https://velilerbirligi.tr.gg/Mevlana-ve-ho%26%23351%3Bg.oe.r.ue.-.–.–.-.htm

 

Zuhal Balsari

Denizli ‘de dünyaya geldim. Yıldız Teknik Üniversitesi Harita Mühendisliği’nden mezun olduktan sonra SPK lisanslı gayrimenkul değerleme uzmanı olarak sektörde hizmet vermeye başladım.
İnsanın kendi içine yolcuğu, olarak algıladığım Reiki ile 2017 yılının ekim ayı itibariyle tanıştım. Yolun çok başındayım ama bu keyifli yolculuğun bana çok şey katacağının farkındayım.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…