Varoluş Dergisi

GILGAMIŞ ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ARARKEN

Size bu yazımda çok değerli insanlardan söz edeceğim. Önce eserlerinden örnekler paylaşmak istiyorum.

AŞK

Ezeli sırları ne sen bilirsin ne de ben
Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben
Perde ardında sen ben dedikodusu var amma…
Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben

Ey dünyanın işinden haberi olmayan sen, yoksun
Dünya esen yel üstüne kuruldu..
Varlığımız iki yokluk arasındadır
Çevrende gördüklerin de birer hiçtir, sen de bir hiçsin

Medresede söz vardır, tekkede de hal
Fakat bu aşk sözden de dışarıdır halden de
İster şeriat müftüsü ol ister şehir vaizi
Aşk mahkemesine gelindi mi dilsiz kesilir

Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak
Yarını düşünmen beyhude bir heves
Birçok kişiden arda kalanlar
Sana da kalmayacak; sen de göçüp gideceksin…

Evet bize bu şiiriyle neler anlatmak istemiyor ki. Yol olmuş, ışık tutmuş görmek, işitmek isteyenlere. Öğretmiş, çalışmış, başarmış ve insanoğluna mesajlar vermiş değerli insan. Aslında birçoğumuza hoca olacak nitelikte farkındalıklara sahip. Kendisi yaşadığı zamanın en önemli bilim insanlarından. Bilim alanında çok önemli eserleri var.

Kendisinin çeşitli bilim dallarında yazdığı eserlerden ismi bilinen 18’i :

  • Ziyc – i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir)
  • Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat – ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)
  • Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)
  • Müşkilat’ül Hisab. (Aritmetiğe dair)
  • İlm – i Külliyat (Genel prensiplere dair)
  • Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)
  • Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  • Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)
  • Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  • Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik İlmine dair)
  • Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).
  • Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)
  • Fil Cevab Selaseti Mesail ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)
  • Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)
  • Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teala’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)
  • Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)
  • Eş’arı bil Arabiyye (Arabça rûbaileri)
  • Fil Mutayat (İlim prensipleri)

Merak ettiniz mi bu değerli insanı; Ömer Hayyam..

Bir diğer değerli insanın eserine geçmek istiyorum.

BÖLÜM 3

Aklın son adımı nesnelerden gelen bir sonsuzluk bilgisidir; bu nesneler aklı aşarlar, akıl bu bilgiye varamazsa yetersiz kalır.

BÖLÜM 5

Bir yokolmaya görsün insanın gerçeği, sonra ne varsa öz olur ona; gerçek iyi yitip gittikten sonra her nesnenin gerçek ve iyi olabileceği gibi…

BÖLÜM 2

Üç türlü insan vardır:

Birincisi Tanrı’yı bulduktan sonra çalışır durur O’nun için.

İkinciler Tanrı’yı aramaya koyulmuştur; uğraşırlar ama şimdilik onu daha bulamamışlardır.

Sonuncular ise Tanrı’yı aramadan, bulamadan yaşayıp giderler.

Birinci gruptakiler mutludur ve us’ludur. Sonuncular çılgındır. İkinci gruptakiler ise mutsuzdur ama us’ludur.

Aynı Ömer Hayyam gibi bu bilim insanı da hayat hakkında bizlere mesajlar bırakmak istemiş. Kendisi çalışmalarıyla bugün bilim dünyasının başyapıtlarından birisidir. Paylaştığım bölümleri kendisinin Düşünceler adlı eserinden aktardım. Merak ettiniz mi Blaise PASCAL’ı?

Bir başka bilim insanını analım şimdi. Belki de hayatımızı etkileyecek cümleler bırakmış bizlere. İşte bir tanesi;

. ….. “Peki, ben kimim? (Bu soru genel bir sorudur, “ben” kelimesi sadece mevcut yazarı ifade etmemektedir.) Tanrı’nın dünyasını deneyip anlamak için düşünce gücüyle donatılmış olan Tanrı’nın yansıması. Girişimim ne kadar toy olursa olsun, ona ….. örneğin, greyfurtu gözlüklerime sıçratmadan yemek ya da hayatın başka pek çok konforu adına yeni aletler icat etmek için doğayı irdelemekten daha fazla değer vermek zorundayım.”  ( Einstein’ın Zarı ve Schrödinger’in Kedisi, Paul Halpern adlı kitaptan)

Kendisi bizlere ışık tutsun diye ayrıca “Yaşam Nedir?” Adlı başyapıt bir kitap yazmış. Çok mesajları var.

‘‘Biz bilimin bize inşa ettiği bu materyal dünyaya ait değiliz. Biz onun içinde değil, dışındayız. Sadece gözlemciyiz. Dünyanın içinde olduğumuza inanma nedenimiz ise resme ait olmamız, vücudumuzun bu resmin içinde bulunması. Vücutlarımız dünyaya ait. Sadece benim değil arkadaşlarımın, kedimin diğer tüm insanlar ile hayvanların. Ve bu benim onlarla tek iletişim aracım.”  derken Erwin Schrödinger Ömer Hayyam’ın fikirlerinden hiç de uzakta durmuyor öyle değil mi?

Yine farklı çağlarda yaşamış Goethe’nin “öl ve ol” derken Mevlana ile aynı mesajı veriyor olması gibi birçok bilim insanın da farklı çağlarda ve farklı yaşamları yaşıyorken, benzer veya aynı sonuçlara ulaşacağımız mesajları vermiş olmaları tesadüf müdür sizce?

Gelmiş geçmiş en eski çağlardan bu yana bizlere ışık tutmuş, yol olmuş birçok değerli insan varoldu ve oluyor. Bizlerin bu insanları sevgi ve saygıyla kucaklamamız ve korumamız gerekmiyor mu sizce? Şimdi bir şey daha sormak istiyorum; bunca değerli insan bu bilgileri bizlere neden aktarıyor olabilir? Sizce derin bilgilere vakıf olmuş derya deniz olan bu insanların ego ile bir işi olabilir mi?

Bu kadar ciddi görev bilinci ile kuşanmış bu insanlara derin teşekkür hissi içerisindeyim.

Bu insanları rahmet ve ışıkla anarken şunu düşünüyorum. Bir dilek hakkım olsaydı, hepimizin idrakinin açılmasını, onlar gibi farkında olmamızı dilerdim.

 

Kaynak: Ömer Hayyam Eserleri

Harika Ertuğrul

9.5.1978 Adana doğumluyum. Hayatımın 30 senesi istanbulda geçti. İTÜ Fizik Mühendisliği ve ardından Marmara Üniversitesi fizik öğretmenliği tezsiz yüksek lisansını tamamladım . Bir süre dershanelerde öğretmen olarak sonra da özel okullarda öğretmen olarak 10 yıl çalıştım. Evliyim 3 yaşında bir kızım var ve zamanımın büyük kısmını kızımla geçirmekteyim. Reiki masterıyım ve tüm spirituel konularla ilgiliyim. Çocukluğumdan buyana içimdeki merakla boğuşmakta, merak ettiğim herşeyi araştırmakla ve yaşamakla meşgulüm :)

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…