Varoluş Dergisi

Lübnan’ın kızı Fairuz’dan yazın başlayan bir aşkın şarkısı: Habbaytak Bisayf

Lübnan’ın sönmeyecek yıldızı Fairuz, Mardinli Wadi Haddad ile Lübnanlı Süryani-Maruni Liza Alboustani’nin ilk kızı olarak 21 Kasım 1935’te Jabal Alarz’da doğdu. Süryani-Ortodoks-Hristiyan bir ailede dünyaya gelen sanatçı, 1954 senesinde müzisyen Assi Rahbani ile evlenerek Rum Ortodoks Kilisesi’ne kaydoldu. Farklı kültürleri yaşatmış kozmopolit bir şehirde doğup aynı zamanda ailesinde de şehrin küçük bir modelini yaşayan sanatçı, isminin anlamı turkuaz olmasına rağmen her rengi sesine yansıtmıştır. Sadece kendi coğrafyasında değil, batıda da konserler vermiş ve şarkıları çok ses getirmiştir.

Beyrut gibi medeniyetleri kucaklayan bir şehir olan, Antakya’da doğmuş biri olarak Fairuz’ un içinde çok farklı dokular barındıran müziğine çekim hissediyorum.

İri, keskin bakışlı gözlerinde müzik ve sanat aşkını yaşatan sanatçı, her şarkısında ayrı güzel hisler silsilesini açığa çıkarıyor. Bende yeri ayrı olan Habbaytak Bisayf şarkısı, melankolik ama tutkulu bir aşkın hikayesini anlatıyor. Bir yaz günü başlayan aşk, yolların ayrılmasıyla hüzünlü ve buruk bir hal alır. Yaz geçer, kış geçer kadın adamı bekler ama adam gelmez. Giderek melankolik bir hal alan aşk, daha çok kadının gözünden anlatılır. Fairouz gibi derin bakışlı, dokunaklı sesli bir sanatçıdan bu şarkıyı dinlemek bu aşk hikâyesinin hüznünü kadının perspektifinden doyasıya yaşatıyor. Fedakâr, kendi mutluluğundan ödün vererek, köşe başında yalnız beklense de yaşanan aşk ve sevgi hep diridir. Yağmur ve gözyaşının sildiği mektup cümlelerine rağmen her harf kalbe kazılıdır.

Habbaytak Bisayf (Yazın Seni Sevdim)

Soğuk günlerde, yağmurlu günlerde,
Yolları sular basmış, derin sular,
Bir kız gelir eski evinden,
Ve adam ona bekle der, o da köşe başında bekler…
Ve adam gider,
Kızı unutur,
Kız da yağmurun altında buruk bekler…

Kışın seni sevdim, yazın seni sevdim,
Kışın seni bekledim, yazın seni bekledim,
Gözlerin yazdır, gözlerim kıştır,
Yaz geçti, kış da biz hala buluşamadık sevgilim…

Yabancı bir kadın geçti, bir mektup bıraktı,
Sevgilimin hüzünlü gözyaşlarıyla yazılmış,
Açtım mektubu, harfler kayboldu,
Ve günler geçti, seneler geçti,
Ve yağmur mektubun harflerini sildi…

Kışın seni sevdim, yazın seni sevdim,
Kışın seni bekledim, yazın seni bekledim,
Gözlerin yazdır, gözlerim kıştır,
Yaz geçti, kış geçti sevgilim, biz hala buluşamadık…

 

 

Alkor Ezer

23.06.1991’de Antakya’da doğan Alkor Ezer, 2009 senesine kadar medeniyetlerin beşiği olan, büyülü şehir Antakya’da yaşadı. 2009 senesinde üniversite eğitimi için İstanbul’a taşındı. Boğaziçi Üniversitesi Entegre Lisans ve Yüksek Lisans Fizik Öğretmenliği Programından 2015 senesinde mezun oldu. Bir sene eğitimine ara verip çalıştıktan sonra ikinci yüksek lisansını yapmak üzere Boğaziçi Üniversitesi’ne geri döndü ve Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Programı’na kabul aldı. Akademik kariyerinin yanı sıra müzikte de kendine bir kariyer çizdi ve birçok yurtdışı festivaline içinde bulunduğu korolarla katıldı, çeşitli gruplarla vokal olarak sahneler aldı.

Ekim 2017’de Kadıköy’de gezerken girdiği bir kitabevinde İsmail Bülbül’ün, Reiki: İlahi Aydınlanma kitabını raflardan seçip satın aldı ve daha kitabın ilk yapraklarında kendinden birçok şey buldu. Ardından kitabı okuyup, yazarı İsmail Bülbül ile tanışmak üzere Bağdat Caddesi’ndeki Reiki Okulu’na geldi.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…