Varoluş Dergisi

PORTEKİZ’İN MELANKOLİK MÜZİĞİ FADO VE YÜKSELEN SESİ MARİZA

Fado müziği, içerdiği kurallarla özgünlüğünü belirginleştirmiştir. 12 telli portekiz gitarıyla ve klasik gitar en önemli fado enstrümanlarıdır. Fado eserlerini yorumlayan ses sanatçısına, “fadista” denir.

Fado; Portekiz Müziği’nin dünya çapında kendini duyurduğu bir müzik türüdür. Fado kelimesi, latince “kader” anlamına gelen “fatum” kelimesinden türemiştir. Fado müziğinin kökenine dair birçok araştırma yapılmaktadır. Fakat bunların içinden en yaygın şekilde kabul göreni portekizli kadınların, gidip de dönmeyen denizcilerin ardından denize karşı yaktığı ağıtlarla ortaya çıkmış olan bir halk müziği olduğudur. Denize kurban giden portekizli denizcilerin ardından yakılan ağıtlarla başlayan,sonra da 19.yüzyılın ortalarında portekiz meyhanelerine, lizbon sahilindeki gece kulüplerine taşınmış bir müziktir. Denizin tuzu  ile gözyaşının tuzunu harmanlatan, duyguların sel olup taştığı, melankolinin en sert dalgalar gibi kıyıya vurduğu, gidip de dönemeyenler için yanan, okyanusların dahi söndüremeyeceği ateştir fado.

Fado müziği, içerdiği kurallarla özgünlüğünü belirginleştirmiştir. 12 telli portekiz gitarıyla ve klasik gitar en önemli fado enstrümanlarıdır. Fado eserlerini yorumlayan ses sanatçısına, “fadista” denir. Eserleri seslendirirken mikrofon kullanmaması, teknik açıdan makbul olandır. Fado müziğinin icra edildiği mekanlarda değişik görgü kuralları beklentisi vardır. Bunlardan en yaygını da fado eserleri seslendirilirken yemek yenmemesidir. Fado’yu dünyaya açan sanatçıların başında Amalia Rodriguez, sonra da Mariza gelmektedir. Bu yazıda, bana fadoyu sevdiren sesten, yani Mariza’dan bahsedeceğim. Mariza, sesinde melankoliyi ve huzuru aynı anda hissettirebilen şahsına münhasır bir sanatçıdır. 16 Aralık 1973 doğumlu ,asıl adı Marisa Dos Reis Nunes olans sanatçı, Mozambik doğumlu olup sonradan Lizbon’a göç etmiştir. Beş yaşından itibaren müziğin içindedir ve daha çok küçükken ailesinin Lizbon’da işlettiği kafede müşterilere şarkılar söylemiştir. Fado müziğinin kraliçesi olarak görülen sanatçı, İstanbul’a da konser vermek için gelmiştir. Aşağıda Mariza’nın seslendirdiği “MeuFadoMeu” eserinin türkçe çevirisi ve klibi bulunmaktadır:

 

MEU FADO MEU

Şarkıma bir fado getirdim

Gece, gün doğana kadar şarkı söyledim

Halkımın gözyaşlarını

Mouraria şarkımla dillendirdim

Kendim için, en güzel aşklarım için bir özlemim var

Ucu bucağı olmayan bir yeri söyledim

Denizi, yeryüzünü, fado’mu, benim fadomu

Kendimi özledim, hayatımın kadınını özledim

Bir rüya ki benim rüyam

Ve kendimi yeni doğmuş gibi hissettiğim

Şarkıma bir fado getirdim

Ruhumda koruduğum

İçerde, kendi merakımdan gelen

Fado’mu ararken

Kendi fadomu

 

 

 

 

 

 

 

Alkor Ezer

23.06.1991’de Antakya’da doğan Alkor Ezer, 2009 senesine kadar medeniyetlerin beşiği olan, büyülü şehir Antakya’da yaşadı. 2009 senesinde üniversite eğitimi için İstanbul’a taşındı. Boğaziçi Üniversitesi Entegre Lisans ve Yüksek Lisans Fizik Öğretmenliği Programından 2015 senesinde mezun oldu. Bir sene eğitimine ara verip çalıştıktan sonra ikinci yüksek lisansını yapmak üzere Boğaziçi Üniversitesi’ne geri döndü ve Çevre Bilimleri Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Programı’na kabul aldı. Akademik kariyerinin yanı sıra müzikte de kendine bir kariyer çizdi ve birçok yurtdışı festivaline içinde bulunduğu korolarla katıldı, çeşitli gruplarla vokal olarak sahneler aldı.

Ekim 2017’de Kadıköy’de gezerken girdiği bir kitabevinde İsmail Bülbül’ün, Reiki: İlahi Aydınlanma kitabını raflardan seçip satın aldı ve daha kitabın ilk yapraklarında kendinden birçok şey buldu. Ardından kitabı okuyup, yazarı İsmail Bülbül ile tanışmak üzere Bağdat Caddesi’ndeki Reiki Okulu’na geldi.

1 Yorum

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…