Varoluş Dergisi

ERİL-DİŞİL FARKINDALIĞI

Siyah-beyaz, güzel-çirkin, iyi-kötü, ying-yang, kadın-erkek. Hepsi Dualite.

Tasavvufi manada ‘ikilik’. Biri olmadan diğeri olmaz çünkü. lemde her şey zıttı ile çıkar. Yaşamda dengeyi sağlar.

Kur’an-ı Kerim’ de dem ile Havva’nın aynı Nefs’ten yaratıldığı yazar. Yani Kadın ve Erkek aslında BİR’dir. İkisi tamamlanarak TEK olacaktır, BİR olacaktır. İkilik’ten BİR’liğe geçiş için farkındalığımızı arttırmamız gerek. Tüm bunları unuttuk. Günlük koşturmacanın içine daldık. BİR olmayı unuttuk. Hepimizin içinde hem kadın hem erkek enerjisi olduğunu unuttuğumuz gibi.

Yani hem ‘eril enerji’ hem ‘dişil enerji’ mevcut içimizde. Kadınlarda testosteron erkeklerde östrojen hormonu bulunması gibi. Eril enerjimiz; zihinsel gücümüz, savaşçı ruhumuz, hayatta kalma gücümüz, analitik ve pratik yanımız, cesaretimiz, harekete geçiren tarafımız. Dişil enerjimiz; doğurgan, üreten, yaratıcı gücümüz. Savunan, uyum sağlayan, duygusal, ilham dolu, sezgili, tutkulu, fedakâr, anlayışlı, yumuşak yanımız. Dişil; güvenir, sırtını yaslar, teslimiyet içindedir.

Mesela; dişil enerji bir kadında yoğun ise o kadın dişildir az ise erildir. Makbulü; iki cinsiyette de de ikisinin de bulunmasıdır. Ancak dişil enerjinin kadında biraz daha fazla erkekte daha az olması gerekir. Yine aynı şekilde eril enerjinin erkekte daha fazla kadında daha az olması ama olması gereklidir.
Erkekler zaman içinde sevgilerini, sezgilerini bastırdı. Duygusal görünmek istemedi. Çünkü o hep ‘Güçlü’ idi. Duyular zayıf idi. Bir yarış içinde koşuyor artık durmadan. İşkolik, para merkezli bir dünya yarattı kendine. Empatiden yoksun ve öfkeli idi artık.

Kadın da iş hayatına girdi. Erkek egemen toplumda o da ‘Güçlü’ olmalıydı. Rekabet duygusu ile savaşmaktan eril enerji ile hareket etmeye başladı. Eve döndüğünde de mücadelesini sürdürdü. Çocuklar, evin ihtiyaçları… Güçlü Kadın portresi çizdi kendine. Hatta bunu gururla madalyon gibi göğsünde taşıdı. Kocalarının yardımını bile kabul etmek istemeyen kadınlar görüyorum. Her şeyi ben hallediyorum, hallederim de diyen kadınlar. Ama almayı unuttular.

Erkekler de halledeceği bir işin sürekli başka biri tarafından yapılmasına alıştı ve tembelleşti, pasifleşti. Elinde uzaktan kumandası bir köşede kaldı. Sadece ondan bir şey istendiği zaman harekete geçmeye başladı.
Peki, bu iki kişi birbirine ne kadar çekici gelebilir ki artık? Kadın artık istediği kadar süslensin püslensin bu erillikle ne kadar çekici gelebilir karşı tarafa. Ya da kadın ne kadar çekici görebilir karşısındaki pasif adamı? Aşk bitti yapı paydos!

Kadın olma ile ilgili değersizlik inançları da mevcut toplumda. Atasözleri, küfürler en güzel kanıt. Bunlar bilinçaltındaki kadını değersiz gösteren düşünce kalıplarının ürünü. Kadınlar kendini uzun zamandır aşağıda gördüğünden erile beğendirme çabası içinde. Tüketim sektörü de çok iyi kullanıyor bunu. Dişil, kendini beğendirme ve onaylama çabası içinde sürekli alışveriş yapıyor, sürekli dışarıdan bir şeyler almaya ihtiyaç duyuyor ve dışını, vücudunu güzelleştirmenin peşinde.

Değersizlik duygusu aynı işi yapan kadın ve erkek çalışanların aralarındaki maaş farkında bile gösteriyor kendini. Eril enerjisi yüksek kadınlarda kadınlığı reddetmekten kaynaklı kadınsal ve tiroit hastalıklar oluştu. Kadın bir de bunlarla uğraşmak zorunda kalıyor. Oysaki kendini reddeden herkesi reddeder. Kendini olduğu gibi kabul etmeyen başkasını nasıl kabul etsin. Kendini seven, kendi değerini bilen her kadın güzeldir ve bakımlıdır. Enerjisi pırıl pırıl ve çekicidir.

Karşılaştırıp bir kendinizi yoklamak isterseniz; eğer kadın olsun erkek olsun dişil enerjiniz dengede ise üretken, yapıcı, dingin, şefkatlisinizdir. Aynı zamanda sezgilerinize de kulak verirsiniz. Dişil enerjiniz pasif ise; dinginlik artık durağan bir hal almış tembellik boyutuna gelmiştir. Duygularınıza takılıp kalan, hatta karşı tarafa bu duygularınızı ifade edemeyen depresif, melankolik bir yapınız olabilir. İltifat, hediye, yardım almakta zorlanıyorsanız dişil enerjiniz dengede değildir.
Unutmayın: Dişil enerji alır, kabul eder.
Kadın veya erkek bir kişinin eril enerjisi dengede ise; sonuç odaklıdır. Çalışır, para kazanır, harekete geçer. Karşı tarafa nettir. Eril enerji dengesiz ise; o kişi düşünmeden hareket eder, işkolik, parayı dünyanın merkezine koyar, patavatsız, empati yoksunudur.

Unutmayın: Eril enerji; akıtır, verir.

Dişil tarafımız hisseder, eril tarafımız harekete geçer.

Dişil tarafımız yaratır, eril tarafımız çalışır.

Eril enerji toplumumuzda ve dünyada halen yüksek.

Şükür ki; değişim başladı. Kadınlar içindeki Dişil Enerji ile barıştığı zaman yine BİR olacağız. Hatırlayın ilk ve en etkili Şamanlar kadınlardan oluşuyordu. Günümüzde de kişisel gelişim kurslarına, eğitimlere gidenlerin çoğunluğu da kadınlardır. Kadının değiştiğini gören erkekte değişecek ve şifalanacaktır. Hareket varsa, eylem varsa sonuç muhakkak gerçekleşir. Değişim mutlaka olur, inanıyorum.

Zaman; zıtlıkların BİR’liği zamanı.

Ebru Bağkazan

1976 yılında Çorlu da doğdum. İlkokul, ortaokul ve lise öğrenimimi doğduğum ilçede tamamladıktan sonra Yüksek lisans ile ilgili eğitimlerimi de İstanbul’ da tamamladım.

Çok uzun yıllardan beri de kişisel gelişim, spiritüalizm, tasavvuf, şifa teknikleri ve enerji alanlarında araştırma ve çalışmalar yapıyorum. Çorlu’ da yakın zamanda ReikiOkulu’ nun Çorlu Şubesi’ ni açtım. Burada çeşitli meditasyonlar, şifa terapileri ve kişisel seanslar düzenliyorum.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…