Varoluş Dergisi

Dene Ve Gör

Yazı yazmaya başlamadan önce klavyenin başına geçtim ve yazı konusu düşünmeye başladım.

Olumlama üzerine mi yazı yazsam veya gündemdeki bir olayı seçip üzerinden bir konu mu oluştursam diye düşünürken, atasözlerinin anlamlı bir ilham vereceğini düşünerek Google amcaya “atasözleri” diye bir arama yaptırdım. Sayfalardan birine girdiğimde karşıma çıkan “Harekette Bereket Vardır” atasözü oldu. Daha doğrusu onca atasözü arasında algım onu seçti ve ilham kaynağımı bulmuş oldum…

“Harekette bereket var” atasözünde, en özet haliyle anlatılmak istenen, bereketin gelmesi için harekete geçmemiz gerektiğidir. Hareketten kasıt bir olayı başlatmak, bitirmek, ilerletmek, hayata geçirmek, kısacası gerçekleşmesi için gerekli olan tüm veçheleri yerine getirmektir.

Hareket bir eylemdir. Bununla birlikte, var olmasını istediğimiz durumu imgelemek ve kalpten istemek, eğer olmuyorsa buna engel olan durumları düzeltmek için niyet etmek de bir harekettir.

Bazen yaşadıklarımızdan veya korkularımızın zihnimizi ele geçirmesinden dolayı hareket edecek gücü kendimizde bulamayız. Kolumuzun bile kalkmadığı, bedenimizin küçük bir koltuğa yapıştığı anlarla baş etmek durumunda kalabiliriz.

Böyle anlarda bu durumun geçici olduğunu ve geçmişte bundan daha beter durumları atlattığımızı hatırlayarak elimizde olmayana değil olana odaklanmayı denemeliyiz. (Niyetin de bir hareket olduğunu söylemiştik.) Denemek o anki sıkışmışlık ve korkularla çok mu riskli geliyor? Evren, hayatın devamı için “Hadi kalk, koltuğu sileceğim” diyen bir anne, “Hayatım, hava çok güzel, dışarı çıkalım” diyen bir eş, koltukta put gibi kalmışken üstüne meyve suyu döküp sıçramanı sağlayan evin yaramaz çocuğu, üstüne atlayan sarman kedin Boncuk veya bir telefon yoluyla, sizi o koltuktan kaldırmak için üzerine düşeni yapacaktır.

Deneme riskini göze alıp başardıklarımıza ve elimizde var olanlara odaklanmalıyız. Belki ilk denemede sonuç vermeyecek ama denemeye devam ettikçe zihin oyunları gücünü yitirmeye, yerini umuda ve farkındalığa bırakmaya başlayacak.

İlk denemede sonuç alındıysa, o an ilk yapılması gereken açık bir pencere veya balkona çıkıp derin derin nefes almak olacaktır. Çünkü aldığımız nefes bize yakıt olarak bir sonraki adımımızda lazım olacak. Reiki bize verilmiş bir armağan. Eğer Reiki uyumlamamız varsa çakra temizliği yapıp (eğer yoksa Reiki kısımlarını atlayarak okuyabilirsiniz), hemen akabinde duşa girip, duştan akan suyun saf bir ışık hüzmesi olduğunu ve tüm bedenimizi, ruhumuzu, zihnimizi yıkadığını ve arındırdığını imgeleyebiliriz. Duştan çıktıktan sonra çakra dengelemesi yaptığımızda gözle görülür değişimi kendinizde fark edeceksiniz.

Arka planda dirençler devam ediyorsa sizi motive eden hareketli bir parçayı yüksek seste açıp veya anlamsız bir şarkı uydurup kendinizi dansın ritmine bırakabilirsiniz.

Gülmek en iyi ilaçtır. Sizi neşelendiren bir arkadaşınızı telefonla arayıp sohbet etmek, komedi filmi veya videoları seyretmek, çiçekleriniz veya bahçeniz varsa onlarla ilgilenmek, yakınınızda orman veya deniz kenarı varsa gidip ayaklarınızı toprak, kum ve denizle temas ettirmek ve vakit geçirmek, eğer yoksa binanınızın bahçesinde toprağa basmak çok faydalı olacaktır.

Koltukta mumya gibi yatıp zihin oyunlarıyla uğraştığınız her seferinde bu pratiği uygulamanızı tavsiye ederim. Tecrübeyle sabittir 🙂

Bunlar o değişik ruh halini atmak için başlangıç adımlarıdır. Devamı için 21 gün boyunca hiç aksatmadan modumuzu ve yaşam enerjimizi arttıracak olumlamalar yaptığımızda, artık beynimiz onları bizim gerçeğimiz haline dönüştürmeye başlayacaktır.

Reçetenin devamı niteliğinde, uygulanacak olumlamaları aşağıda paylaşıyorum. Sonuçları paylaşmak isterseniz bana e-posta atabilirsiniz. Sabah uyandığımızda ve gece yatmadan önce ayna karşısında sesli bir şekilde uygulanması tavsiye edilir.

– Kendimi seviyorum.

– Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum ve onaylıyorum.

– Kendimi hayatın akışına bırakıyorum ve hayata güveniyorum.

– Sevgiyle iletişim kuruyorum.

– Kendi merkezimdeyim, sakinim ve dengeliyim.

– Doğru zamanda doğru yerdeyim ve doğru zamanda doğru kişiyle karşılaşırım.

– İşim yaratıcılığımın, neşemin ve hevesimin ifadesidir.

– Yaşam neşe dolu ben onun keyfini çıkarıyorum.

– Hayatta her şeyin en iyisini hak ediyorum.

– Kendim olmaktan mutluyum.

– Sevgi dolu, doyum verici, mutlu kılıcı ilişkileri hayatıma çekiyorum.

– Ben sağlıklıyım.

– Ben cesurum.

– Ben sevgiyim.

– Ben nurum.

– Ben başarılıyım.

– Ben çalışkanım.

– Ben ışığım.

– Ben dengedeyim.

– Ben huzurluyum.

– Ben mutluyum.

– Ben sakinim.

– Ben sakinim.

– Ben sakinim.

(Kaynak: Reiki Öğretmenim, Grand Master Teacher İsmail Bülbül, Reiki Okulu)

Esra Yılmaz

1987 Ankara’da dünyaya geldim. İlk ve ortaöğrenimimi Ankara’da, Lisans eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Halen İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümüne devam etmekteyim. 2009 Yılında reiki ile 2011’de de İsmail hocamla tanıştım. Reiki 3 a aşamasındayım. Kendimi tanıma evresini yaşarken insanlara faydalı olabilmek amacındayım.

Yorum Yaz

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…