Varoluş Dergisi

CESARET

Ne özel ne yüce bir duygudur ‘Cesaret’.. Peki nedir bu ‘Cesaret’? Toplumda bize aşılanan cesaretin bir esaret olduğunu fark edince başladı ben de her şey.. Bu konu derinlere inildikçe neler neler anlatır bize.. Bakın yol arkadaşlarım, kendi içinize dönüp cesaretin sizin için ne anlama geldiğini bir sorun kendinize.. Derinlerde yatan korkularınız ile yüzleştiğinizde hakiki cesaret kavramından ne kadar uzakta olduğunuzu fark edeceksiniz. Peki nedir hakiki cesaret kavramı?

Yaşam yolundaki deneyimlerimden ve idrakimde ki açılımlar sonucunda hakiki cesaretin Öz’den gelen güçlü bir o kadar da adilce, yani hakkaniyet ile kendi merkezinde kalarak yaşam amacına uygun eylemlerde bulunmak olduğunu gördüm.

Korku yok.. Sadece güven var, ÖZ’E GÜVEN.. Teslimiyet var, şüphe, endişe-kaygı yok. İnanç var, aşk var, kabullenme var.. Şimdi yol arkadaşlarım burayı lütfen durun bir düşünün. Hakiki cesaret kavramı derinlerde yatan korkularınız ile yüzleşip kabule geçtiğinizde bir ışık yakar size. Buna İlahi Nur’da diyebilirsiniz. O duyguyu hazzı tarif edecek bir kelimenin türediğine inanmıyorum. Bazı hal ve duyguların kelimesi yoktur. Bırakın olmasın da!

Şimdi o yakılan ışık veya İlahi Nur’u hangi algıda nasıl değerlendirirdiniz? Birkaç örnek ile size yardımcı olayım, örnekleri vermeden önce şunu da belirteyim; körü körüne hiçbir şeye inanmayın, sorgulayın..

Aşağıdaki örneklerde sorgulamadan başlayacağım.

  • ‘Bir ışık var ama nedir bu acaba?’
  • ‘Ya bunlar hurafe ise? Eyvah kafam karışacak yine..’
  • ‘Ama ışık vardı ya, bu sefer doğru bir şey yapıyorsam?’
  • ‘Evet bu bana işaretti, bunu değerlendireceğim.’
  • ‘İşareti aldım, şimdi inanç ve kararlılık ile ışığı takip edeceğim.’

Bu örnekler çok sık yaşanılan durumlar. Liste uzar da uzar. Zihin oyunlarına gelmeyin! O oyunlar her dem oynar durur. Tanıyın onu fark edin. İçindeki o muhteşem öz var ya, daya sırtını ona. O öyle bir güçtür ki hiçbir şey durmaz önünde..

‘Bir Arada’

Mırın kırın edip durma,

Kim olduğunu hatırla.

Ey unutan İnsan! Kendini yabana atma.

Dur! Bir dakika dinle beni,

Bilirim içinden geçenleri,

Aradaki çizgi çok ince,

Hem öz, hem hiçsin.

Anladın mı şimdi beni?

Korku olmasın meşrebinde,

İlerle sen cesaretle,

Fark et içindeki gücü,

Gir içine aşk ile..

Cesaretin yoksa adım atmaya,

Esaret dokunur kanayan yarana.

Aç kanatlarını sen özgürce,

Seyir eyleyelim alemi bir arada..

Çisem İleri

1989 izmir doğumluyum. Çocukluğumda astroloji, spiritüel konular, maneviyat ilmi ilgimi çeker ve bilgi toplamak isterdim.. O günden bu yana bir çok kitaplar, araştırmalar, kurslar ve deneyimlerim sonucunda içimdeki bilgi toplama ve yayma arzusu beni Varoluş Dergisi'ne ilk kariyer deneyimim olan yazarlığa itti.. Yazma eylemini özden gelen ilhamlar olduğundan beri yapıyorum.. 9 yıl oldu, bir çok şarkı sözü ve bestelerde yaptım ve yapıyorum. En büyük tutkularımdan biri de müzik.. Şarkı söylemek benim bir tutkum.. Yaşam yolunda üretmek ve bunları bütünün hayrına hizmet etmesi en büyük gayelerimdendir..

Add comment

İnternet üzerinden dijital yayın hayatına ilk olarak 2013 yılında başlamış olan Varoluş Dergisi, kısa bir aradan sonra şimdi yeniden okurları ile birlikte. Değerli yazarlarımız, Spiritüalizm, Reiki, Yoga, Astroloji ve Yaşam alanlarında, siz değerli okurlarımız için yazıyor…